lakin bak görüyor musun, hayatımın bütün sefaletleri beni ağlatmazken, acılıklar, yalnızlıklar arasında kendime ağlayamazken yalnız seni hatırlamak gözlerimi yaşlarla boğuyor
Ah ne kadar ağlamak istiyorum, öyle geliyor ki bir kere ağlayabilsem o kadar ağlayacağım ki hayatımın bütün ileriki acılarının bile şimdiden tesellisini bulacağım.
İşte bunun için kaçtım, kalabalık yerlerin tenhalaşmasını, o tenhalık içinde yalnız kaldığımı görmemek için kaçtım; buraya, bahar yağmurlarıyla bulutlara gark olmuş olan buraya geldim; buraya geldim ki kendimi unutayım, derdimi yazmakla meşgul olayım da unutayım; geldim ki yazayım, ruhumu yazayım, sefaletimi yazayım... Ve işte on gündür ki buradayım, işte on gündür ki daha sefil, daha yalnız ve daha bedbahtım...