yusy

yusy
Puan vermedi·128 syf.··
2023 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2023 23:41
Bu kitaba yeni başladım şu an okuyorum. Kitapta eski bir amerikan yerlisi (kızılderili soyundan gelmiş) ağzından kızılderililerin bizim gördüğümüz, duyduğumuz popüler dünya görüşlerinden çok farklı olduğunu anlatmış. Barbar değil de çok kibar insanlar olduğundan bahsetmiş. Okurken onların dininde gecen bazı şeyleri islam dinindeki bazı ibadetlere benzettim. Mesela sabah gunes dogmadan kalkar temizlenip kendince ibadetleri olan dansla ibadet ederler. Bizim sabah gunes dogmadan kalkip abdest alarak namaz kılmamız gibi. Ayrıca tanrıya şükür amaçlı tuttukları oruç da var. Tanrıları güneş, ay ya da putlar değil, ruhani bir varlığa inanıyorlar ve buna Yüce Gizem diyorlar, tanrının her yerde olduğunu ve onları izlediğinden de bahsetmiş kitapta. Kızılderililer kadına da çok önem vermişler. Her şeyde onları başa koymuşlar, el üstünde tutmuşlar. Kitabı okumaya devam ediyorum. Şimdiden ilgimi çokça çekmeye başladı. Eğer kızılderililer hakkında gerçekleri merak ediyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Teşekkürler.
Kızılderili RuhuCharles Eastman · Pınar Yayınları · 20239 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·100 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2022 00:29
Öncelikle merhaba. Hayvan Çiftliği kitabının incelemesini yapmak için öncelikle kısa bir özetle başlamak istiyorum. SPOİLER ALABİLİRSİNİZ! "Bay Jones tarafından yönetilen çiftlikte hayvanlar zor durumdadır. Onlara bakmaz, kötü davranırdı. Buna dayanamayan Koca Reis denilen domuz diğer hayvanlara bir konuşma yaparak yakında bir isyan çıkacağını söyler ve bu isyandan hayvanların etkilenmemesi için 7 emir hazırlar. Öldükten bir süre sonra bahsettiği isyan çıkar. Hayvanlar Bay Jones'u çiftlikten attırır. İlk başta her şey güzel gider fakat zamanla domuzlar yönetimi ele geçirir ve bunu kendi çıkarları için kullanırlar. Domuzların lideri Napoleon okuma-yazma öğrenen ve bunu diğer hayvanlara da öğreten Snowball'ı çeşitli bahanelerle çiftlikten attırır. Asıl olaylar da bundan sonra gerçekleşir. Zamanla domuzlar yedi emire karşı çıkarak insanlar gibi yaşamaya, giyinmeye başlar. Onların uyuduğu yerlerde uyur, onların içkilerinden içer. Bununla gelişen olaylar sonucunda "Bütün hayvanlar eşittir." sözü "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir " olarak değiştirilir." İncelemelerime gelecek olursam. Ben kitabı 4 farklı şekilde inceledim: toplumsal(karakter), dini, siyasi ve üslup. 1) Toplumsal (Karakter) İncelemesi George Orwell kitapta 1917 Sovyet Devrimi'nin alegorik anlatısını hayvanlar üzerinden yapmıştır. Her karakter toplumdaki belli bir insan tipini temsil ediyor. Ben karakterleri 3 farklı grupta inceledim. -Squaler ve köpekler: Squaler, manipülasyon ustası bir domuz. Her şeyde iktidarı destekler ve insanlara bunu över. Hayvanlar bir şeye karşı çıktığında lafı evirip çevirip onları da ikna ederdi. Köpekler ise hırlamaktan başka bir şey bilmeyen "İktidar ne dediyse doğrudur!" diye savunan kesim. -Koyunlar: Kendine ait düşünceleri yok. Onları kandırmak çok
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021296,7bin okunma
Acımak
9/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Eser, küçük yaşta yaşadığı şeylerden dolayı acıma duygusunu yitirmiş Zehra muallimenin babasının hatıra defterini okuyarak asıl gerçekleri öğrenmesini konu alıyor. Kitapla ilgili yapmak istediğim belli başlı eleştiriler var. Karakter eleştirileriyle başlamak istiyorum. Kitapta iki karakter gözüme çok çarptı: Zehra öğretmen ve Mürşit Efendi. Zehra öğretmen gayet iyi, temiz kalpli, namuslu bir karakter ama onda sadece tek bir duygu eksikti "ACIMAK". Kitabın belli yerlerinde acıyıp empati yapmasını beklerdim. Sonuçta benzer şeyleri kendisi de yaşamıştı. Mürşit Efendi ise aşırı saf bir insan, sürekli iyi niyetiyle kullanılıp bi kenara atılmıştı. Karakter olarak biraz daha uyanık ve açıkgözlü olabilirdi. Ayrıca genel olarak eserdeki şahıslar tek yönlüydü. İyi ve kötü ayrımı kolayca yapılıyordu bu özelliğini sevdim. Reşat Nuri Güntekin gerçekten ruh tahlillerinde başarılı bi yazarımız. Kitabın üslubunu eleştiricek olursam eğer kitapta söz sanatlarindan teşbihin cok fazla kullanılması en çok hoşuma giden yerlerden biriydi. Karakterin nasıl hissettiğini daha kolay anlamamızı sağlıyordu bu da anlatımı güçlendiriyordu. Son olarak bir de akıcılıktan bahsetmek istiyorum. Yazarın dili gerçekten çok akıcıydı, okurken elinizden bırakmak istemeyeceğiniz türden bir kitaptı. Ama bazı yerlerin gereksiz uzun olduğunu düşünüyorum. Reşat Nuri Güntekin 1-2 cümlede anlatılabilecek olayları bazen uzun bir paragrafta anlatıyordu ve bu da biraz da olsa okurken bezdiriyordu. Aynı şey bazı diyaloglar içinde geçerli. Kitapta rahatlıkla Anadolu insanının yaşantısını, sorunlarını, kişisel duygularını görebiliyorduk. En çok hoşuma giden kısımlardan biri de buydu. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ölmeden okunacak kitaplar listenize eklemeyi unutmayıın<3
Reşat Nuri Güntekin
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma