Bay Oldletter kurgu bir karakterdir. Ve biz iyi okurlar biliriz ki Bay Oldletter gibi kurgu karakterler aslında gerçektir. Bay Oldletter'ın en büyük özelliği kendisi gibi olan kurgu karakterlere yazdığı mektuplardır. İlk mektubumu Erno Nemeçek'e: Sevgili Nemeçek; Yüzbaşım! Seni bunca zaman sonra saygıyla selamlıyorum. Ve sana karşı içimde ne kadar saygı varsa emin ol o kadar da özlem var. Sen Pal Sokağının gözbebeği ve en büyük kahramanısın. Bu hem benim hem Pal Sokağı Çocuklarının ortak fikri. Bence sen tüm dünya çocuklarına cesaretin, asaletin ve sadakatin ile örnek olması gereken bir çocuksun. Şu an olduğun yerde mutlu ve huzurlu olduğuna eminim. Önünde saygıyla eğiliyorum Yüzbaşım.
Alıntı 35 (Film: Bölük)
Senin anlayacağın yüzbaşım, ayakkabı fiyakali ama çorap delik.
Toplum
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Savaşı anlatmaya çalıştım başta. İnsana kendi içindeki şiddeti göstermek istedim belki savaşlar biter diye. Olmadı, hiçbir işe yaramadı. Olan çocuklara oldu yüzbaşım öldüler.. 🎬Nefes:Yer Eksi İki
Alıntı
BÖLÜK FİLM
" Çok güzel bir ülkemiz var yüzbaşım. Bereketli topraklarımız, denizlerimiz. Her dilden her dinden zengin kültürümüz. Bütün dünya bize bakıp iç çekiyor. Koskoca iki kıtayı birleştiriyoruz da ailelerimizi barıştıramıyoruz. Aynı çeşmeden su içip, aynı kahvede çay içenler birbirini vururken biz vatanımızı dünyaya karşı korumaya çalışıyoruz. Senin anlayacağın yüzbaşım, ayakkabı fiyakalı ama çorap delik."
1000Kitap
İkinci kitapımdan da yazarımkine
‘Suskunluk bazen kelimelerin taşıyamayacağı kadar ağır duyguların sessiz bir çığlığıdır.İnsanın ruhuyla yaptığı en derin konuşmadır…” “Hüzünle umut arasında gidip geliyor gibisin.” “Belki de bu yüzden bu melodiyi yaratıyorum.Geçmişimin ağırlığını atıp,geleceğe bir addım atmak için” “Annenin canını aldın!Sen bu vicdan azabıyla nasıl yaşarsın?Neden kendini öldürmedin?Neden ölüme boyun eğmedin? Neden cehenneme gitmedin Mika?!” “Yanmaktan korkuyordum…” Mika işaret diliyle ona nefretle bakan buz mavisi gözlere doğru “Ben bu dünyaya gelmeyi istedimmi ki? Senin iğrenç zevk oyunlarının kurbanı neden benim baba?” “Her nefesi ona ait olmayan acının yükünü taşıyordu.Korku bedenini sarhoş ederken zihininde yalnız kaos vardı.” “Hisler nedir? Bazı duyguların anahtarı mı? Yoksa içimizdeki karanlık bir şeytanın elinde,bizi intihara sürükleyen bir tuzak mı?” “Konuşamamak kendini bulamamak demektir” “Babam.Mavi gözler.Hayır.Buz mavisi gözler.Nefrerle bakan.Hayır.Artık yeni bir duygu.Şefkatle bakan…” Kızaran yeşil gözleri buz mavisi gözlerime değdi ve dudaklarını araladı “Bitti mi şimdi Alkan?” “Başlamışmıydık ki Karakurt?” “Yüzbaşım!” “Emret Xetren!” “Yüzbaşı bu işte bir terslik yok mu?” “Ne işinde Xetren?” “Bulamadım ki yüzbaşı.” “Bulurken söyle Xetren!” “Emredersiniz yüzbaşım!” “Oldu sanki ha?” “Böyıe de hevesi olmadı ki.”
İnsanoğludur, insanoğlu belli olmaz Yüzbaşım. Bir ağaç bin damardır, damarlarının dokuz yüz doksan dokuz altında, ancak bir tanesi dışardadır. İnsanoğlu da böyledir. Yaşar Kemal