"Burada kararsızlığa yer yok, Mirhan astsubayım." "Kararsız biriyimdir ama seni severken hiç tereddüt etmedim yüzbaşım."
Sayfa 207 - Parola·Kitabı okudu
Alıntı
Bakmış ki İnce Memed nam şeytan elinden yılan olmuş da kaymış, Yüzbaşım da, otuz pare köyü, üç bölük candarmayı tam teçhizat çekmiş devedikenliğe, hem de korkmadan ve hem de hiç fütur etmeden, başlamış yılanlarla savaşa…
Sayfa 81·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yüzbaşım bu heyecanlı göreve Kalbiniz dayanmayabilir.Geride kalıp istirahat buyursanız!.. Yüzbaşı Hakkı Bey, yerinden uğramış gözlerle baktı Binbaşı'ya: -Ben mi?Vatan uğrunda çalışmayacak bir kalbi boşu boşuna göğüs kafesimde taşıyamam.Bırak duracağı varsa mayın döşerken dursun.
Bir asker, kız için üniformasını bırakmaz. Doktorun sükûnetli gülümsemesi hüzünlü bir hal almıştı: - Bazen bir sevgili için her şey bırakılır yüzbaşım. İnsan bir öfke ânında arkadaşını, bir buhran dakikasında kendisini öldürebildiği gibi, aşk denen hastalığın şiddetlendiği bir sırada da istikbalini, hâlini, mazisini, her şeyini feda edebilir
Alıntı
YÜZBAŞI — (Telefonla) Tamam! (Durak) Birkaç çekiç sesi, o kadar... (Durak) Çok şükür... (Durak) İnşallah tutturabilirler. Selam... YÜZBAŞI — (Âhizeyi yerine koyarak etrafına) Çan indirilmiş... Nerdeyse oturtulacak... Dalgıçlar çalışıyor. Dayanın çocuklar! (Er’e) Nöbetçi! Ver müjdeyi içeriye! ER — (İçeriye bağırır) Çan indirilmiş!.. Nerdeyse oturtulacak!.. Müjde!... (İçerde kaynaşan sesler... “Yaşa, sağol” nidâları... Teğmen ve Üsteğmen kucak kucağa... Yüzbaşı manzarayı dikkatle seyreder. Teğmen, Üsteğmenden çözülür, o’na döner.) TEĞMEN — Yüzbaşım!.. YÜZBAŞI — Evet Teğmenim! TEĞMEN — Kaç sefer yapması lâzım çanın, hepimizi kurtarması için?.. ÜSTEĞMEN — (Teğmene) 3 sefer...
Hayata Dair
TEĞMEN — Öldür beni Yüzbaşım, dayanamıyorum! YÜZBAŞI — Dayanacaksın! Kimse dayanamasa, ikimiz dayanacağız! (Bir ân Teğmenin sarsılışını seyreder) Allahın emri!.. TEĞMEN — (Ağlamaklı) Allahın emri... ÜSTÇAVUŞ — Hiçbir ümit kalmadı mı, Yüzbaşım? Daha üç saatlik havamız var... YÜZBAŞI — (Üstçavuşa döner) Gelen telefonlara göre ümit yok... (Durak) Akıntı yerdeyiz. Çanı tutturamıyorlar. Ama belli olmaz, üç saniyelik de havamız kalsa... (Telefon sesi... Yüzbaşı kaplan gibi atılıp âhizeyi kavrar. Herkes kalas gibi gergin, gözler Yüzbaşıya mıhlı... Teğmen, sessiz sessiz ağlıyor.) YÜZBAŞI — (Telefonla) Evet!.. Benim, Kumandan... Evet... (Uzunca durak) Bekliyoruz!.. (Durak) İki üç saat yeter... (Durak) Kıç batarya arkasına inecekler... (Uzun durak) Maneviyatımız sapasağlam... İnşallah... (Yüzbaşı telefon âhizesini yerine bırakır) YÜZBAŞI — (Üsteğmene doğru) Üç dalgıç birden son bir tecrübeye girişmişler. Eğer tutturabilirlerse kurtulduk!
Hayata Dair