10/10
·152 syf.··
2026 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:22
İtiraf ediyorum bitmesin diye yenisi çıkmadan Murakami kitaplarını okumuyorum. Kitabı okurken kitaptaki şarkıların playlist ini dinliyorum. Kitabı okumuyorum yudumluyorum. Murakami iyi bir yazar mı kötü bir yazar mı bilemem ama benim zaafım var okurken kendimi iyi hissediyorum. Bu kitap ise Murakami’ye Sıla-i Rahim yaptıran Kobe depremi sonrası yazılmış içinde deprem geçen hikayelerden oluşmuş bir kitap her öykü bir senaryo olacak bütünlükte yazılmış. Objektif olamıyorum : Murakamist’im
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans EderHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2026168 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:07
•Bu kitaba biraz korkarak başladım sanırım… Çünkü bazı hikâyeler daha ilk sayfadan insanın içine yerleşeceğini hissettiriyor. Ama bir baktım, sayfalar akıp gitmiş; ben ise Midyat’ın taş sokaklarında, yıllardır dinmeyen kırgınlıkların, susulmuş cümlelerin ve yarım kalmış sevdaların arasında kaybolmuşum… •Firuze benim için sadece bir aşk hikâyesi olmadı. İçinde aile, ihanet, kader, sırlar, geçmişin yükü ve insanın kendi kalbiyle verdiği savaş vardı. Ama en çok da ayakta kalmanın hikâyesiydi. •Firuze… Seni okurken en çok etkilendiğim şey güçlü görünmen değildi aslında. Çünkü güçlü karakter çok okuyoruz. Ama senin kırılarak güçlü kalman başka bir şeydi. Omuzlarına yüklenen onca şeye rağmen yürümeye devam etmen, bazen yanlış kararlar vermen, bazen yorulman ama yine de yeniden ayağa kalkman… Bunu çok sevdim. İnsan bazı karakterleri kusursuz oldukları için değil, gerçek hissettirdikleri için unutamıyor. Firuze de benim için öyleydi. Bazı yerlerde durup “Biraz da kendini seç…” demek istedim. Çünkü ailesi için verdiği mücadele, her şeyi kendi içinde taşıması ve buna rağmen dimdik durmaya çalışması gerçekten etkileyiciydi. Yıkılsa bile yeniden ayağa kalkması, duygularını bastırırken bile yoluna devam etmesi beni çok etkiledi. •Ve şimdi gelelim benim asıl zayıf noktama… Ezra Saruhan. Ben bu adama biraz fazla düştüm galiba… Çünkü Ezra öyle büyük sözlerle değil, sevmeyi yaşayış biçimiyle etkiliyor. Onun sevgisi bağırmıyor; bekliyor, taşıyor, susuyor ama hiç eksilmiyor. Bir insanın birini yıllarca aynı yerden, aynı içtenlikle sevebilmesi beni gerçekten mahvetti. Her sahnesinde “Tamam, artık daha fazla sevemem.” dedim; sonra "iki gözüm" dedi ve yine bittim. •Ezra’nın Firuze’ye bakışında öyle sakin ama derin bir sevda vardı ki… Bazı karakterler vardır; sadece sevmez, sevdiği
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202655 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·472 syf.··
2026 4073. kitabı
Serinin ikinci kitabını da bitirdim. Açık konuşacağım; ilk kitabı pek sevmeyen azınlıktan biriyim. Hatta o kadar hayal kırıklığına uğramıştım ki ikinci kitaba başlamayı bile düşünmüyordum. Ama seriyi okuyan çoğu kişinin favorisinin bu kitap olduğunu görünce bir şans vermek istedim. İyi ki de vermişim çünkü ilk kitaptan kesinlikle daha başarılıydı. Öncelikle anlaşmalı evlilik konusuna zaafım olduğunu söylemem lazım. Ne kadar klişe olursa olsun, iyi işlendiğinde büyük keyifle okuyorum. Bu kitap da tam olarak bu trope üzerine kurulu. Declan ve Iris'in hikâyesini okumak genel anlamda keyifliydi. Özellikle Iris'i oldukça sevdim. Güçlü, çalışkan ve kendi ayakları üzerinde duran bir karakterdi. Bazen beni sinirlendirdiği yerler oldu ama genel olarak davranışlarının mantığını anlayabildim. Declan ise kitabın büyük bölümünde tam anlamıyla bir işkolikti. Bazı sahnelerde gerçekten saçını başını yolduracak kadar sinir bozucuydu. Ancak karakter gelişimini görmek hoşuma gitti. Kitabın başındaki adamla sonundaki adam arasında belirgin bir fark vardı ve bunu okumak keyif verdi. İlk kitaptaki zorlama komedi anlayışı ve sürekli komik olmaya çalışma çabası beni çok rahatsız etmişti. Bu kitapta ise yazarın bu konuda kendini geliştirdiğini düşündüm. Declan ve Iris'in atışmaları çok daha doğal ve zekiceydi. Hatta bazı sahnelerde gerçekten güldüğümü itiraf etmeliyim. Aralarındaki diyaloglar hikâyeyi taşıyan en güçlü noktalardan biriydi. Romantizm kısmına gelirsek, Iris'in duygularını çok daha inandırıcı buldum. Onun hislerinin yavaş yavaş geliştiğini görebiliyorsunuz. Declan tarafında ise biraz eksiklik hissettim. Bir noktaya kadar hiçbir şey yokken bir anda "hoşlanıyorum, âşığım" seviyesine geçmesi bana çok ani geldi. Sorun karakterde değil, daha çok yazarın bu geçişi yeterince iyi
Beklenmedik KoşullarLauren Asher · Olimpos Yayınları · 20232,177 okunma
6/10
·416 syf.··
2026 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:09
Kitap, başlarda özellikle, çok komikti tam bir kdrama cheesliğinde sahneler vardı. Özellikle karakterlerin birbirlerini çekemediği zamanlardaki atışmalarını okumak çok eğlenceliydi. Genel olarak hikayenin akışını, beraber çalışmalarını falan beğenerek okudum. Aklıma yatmayan tek şey bilmem kaç bin yaşındaki bir tanrı ve 9 kuyruklu tilkinin hayatta kalma becerilerinin 0 olması. O kadar azıtıklardı ki bir gizli görevin orta yerinde yediler birbirlerini. Ama bunun dışında hikayeyi çok beğenerek okudum resmen aktı gitti kitap. Sonu mutlu bitmedi ama 2. Kitaba çok güzel bağlamış o yüzden bence çok hoş bitti. Sevdiği kadını yıllarca bekleyen, kör kütük aşık erkek karakterlere zaafım olduğu belli oluyo sanırım
The God and the GumihoSophie Kim · Del Rey Publisher · 202425 okunma
8/10
·384 syf.·
2026 44. kitabı
Selammm, Yazarın iblis serisini sevdiğimden ve elimde bu kitabı da olduğunu fark ettiğimde hemen okumaya başladım tabii ki. Yorum spoilet içermiyor, bilginize:) Kitabın konusundan pek bahsetmeyeceğim çünkü ne söylesem spoilere girecek. Sadece tanrıçalar tarafından yönetilen ve farklı fantastik canlıların olduğu bir evreni okuyoruz. Yıllarca süren bir savaş var ve bu savaşın karakterlerimize olan etkilerini görüyoruz. Ama kitapta karamsar ve boğuk bir atmosfer yok. Bu kitabın Goodreads puanı çok düşük ama bence kitap gerçekten güzeldi. Merak uyandıran ve ilgi çekici bir dili vardı. Okurken sayfaları ardı ardına çeviriyorsunuz. Çünlü sürekli açıpa çıkan bir gizem var ve son ana kadar karakterlerden emin olamıyorsunuz. Ben Raith'e bayıldım. Baştan sona mükemmel bir karakterdi. Harrow'a olan düşkünlüğü ve ne olursa olsun tüm düşüncelerinin onun etrafında gelişmesi acayip hoşuma gitti. Böyle erkek karakterlere zaafım var. İhanete uğrasa bile aşkı değişmeyen ve önceliği her zaman sevdiği kadın olan erkeklere. Bu yüzden onu okuması yüksek bir keyifti. Harrow karakteri ise tatlıydı. Hataları olsa da Raith için elinden gelen her şeyi yapmaya çalıltı ve özverisini okumak güzeldi. Ben sadece kitabın 70-80 sayfasını okurken sıkıldım. Bir yerde olay döngüsü başa sarmış gibi oldu. Bir durum git-gel yapan sarkaç gibi uzadı. Onun dışında bence kitap güzeldi. Tavsiye eder miyim? Kesinlikle.
Ölümün KanatlarıAurora Ascher · Parola Yayınları · 202546 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 32. kitabı
Beni yakından tanıyanlar iyi bilir; içinde gizem, suç, adalet sorgulaması ve ters köşeler barındıran o tekinsiz hikayelere karşı inanılmaz bir zaafım var. Hamdi Koç’un kaleme aldığı Zarar Vereceksin, bir romandan bekleyeceğiniz her şeye sahip: Kusursuz bir tempo, sürekli diri kalan bir merak unsuru ve insanı sayfaları hızla çevirmeye zorlayan o karanlık atmosfer... Hikaye, gücün ve yozlaşmanın ortasında kalan Mesut Akarsu’nun adalet arayışını ve hayatta kalmak için suçun o acımasız "ana dilini" öğrenmek zorunda kalışını anlatıyor. Yazarın o alaycı, sert ama bir o kadar da sürükleyici diline kelimenin tam anlamıyla b-a-y-ı-l-d-ı-m! Karakterlerin dünyası ve olayların çözülüş şekli beni hikayenin içine öyle bir hapsetti ki, kitabı elimden bırakamadım. Eğer siz de benim gibi sayfalar arasında iz sürmeyi, gizemi iliklerine kadar hissetmeyi ve ters köşelerle şoke olmayı seviyorsanız, bu kitaba kütüphanenizde mutlaka yer açın.
Zarar VereceksinHamdi Koç · Doğan Kitap · 202632 okunma