Şimdi ideallerinizi yaşamayı ciddiye almanın zamanıdır.
…
Sıradan olmaya ve size dayatılanları yapmaya daha ne kadar dayanacaksınız ? Kendiniz olmak için pek fazla zamanınız yok.
"Yani, şu Kız Kulesi mesela! Yüzyıllardır bu şehrin ne kadar çok hadisesine tanıklık etti kim bilir. Şimdi de kurulduğu köşeden bütün gün her hareketimizi izliyor, sesini hiç çıkarmadan. Değişiyoruz, değiştiriyoruz, muharebeler atlatıyoruz, devletler kuruyoruz, devirler başlatıyoruz, bitiriyoruz, eskitiyoruz, yıkıyoruz, imar ediyoruz, doğuyoruz, ölüyoruz, etrafında dönüp dolaşıyoruz, belki her gün defalarca önünden gelip geçiyoruz, karşısında neler neler yapmıyoruz; ama onun tüm bunlara sessizce şahit olan varlığını sürekli ihmal ediyor, yok sayıyoruz. Oysa o ne olursak olalım, ona nasıl davranırsak davranalım, bizi aynı sonsuz vefayla izlemeye, bizimle kalmaya hep devam ediyor .. . "
Ninatta'nın Bileziği benim için sadece bir tarihî roman değil, aynı zamanda aşkın ve umudun zamana nasıl meydan okuyabildiğini gösteren etkileyici bir hikâyeydi. Kitabı okurken Hitit dönemine dair birçok yeni şey öğrenirken, Ninatta ve Nuvanza'nin yaşadıkları karşısında duygulanmamak elde değildi. Özellikle karakterlerin mutluluk ile hüzün arasında gidip gelen duyguları hikâyeyi daha gerçekçi ve etkileyici kıldı.
Kitabın en sevdiğim yönü, tarihî olayların kuru bilgiler şeklinde değil, insanların yaşamları üzerinden anlatılmasıydı. Bu sayede kendimi hikâyenin içinde hissettim ve karakterlerle bağ kurabildim. Her ne kadar kısa bir roman olsa da verdiği duygular ve düşündürdükleri oldukça güçlüydü.
Kitabı bitirdiğimde içimde tatlı bir hüzün kaldı. Aşk, sadakat ve fedakârlık temalarını başarılı bir şekilde işleyen bu eseri, hem tarihî romanları sevenlere hem de duygusal hikâyelerden hoşlananlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.