Puan vermedi·128 syf.··
2026 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:40
Açıkça ifade etmem gerekirse Ev Sahibesi benim için Dostoyevski külliyatı içinde zayıf ve beğenimi kazanamayan bir novella daha  oldu. Okunmayacak kadar kötü bi kitap değil ama bir oturuşta biten o yoğun povest etkisinden uzak, emekleme dönemine ait gibi. Büyük bi hayranlıkla okuduğum Dostoyevski romanlarının hatrına, ustanın bu sancılı çıraklık adımına da eşlik etmiş  oldum.. Petersburg'un o tekinsiz sokaklarında Ordınov yolunu kaybederken, Dostoyevski de henüz kendi dehasının yönünü arıyo olmalıydı zannımca. Ben de o dönemin Rus eleştirmenlerinden birinin bu kitap için söylediği sözlere (o kadar acımasız şekilde olmasa da) kısmen katılıyorum. "Korkunç bir şey! Anlaşılmaz, sinirli ve uydurma bir saçmalık! Modern edebiyatta yeri olmayan, tamamen modası geçmiş bir gotik hezeyan."
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Yeryüzü Yayınevi · 199613,7bin okunma
Beyaz Geceler Üzerine: Aşk, İdealizasyon ve Bağlanma
9/10
·218 syf.··
2022 1. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:31
Beyaz geceler Fyodor Dostoyevski tarafından 1848 yılında yazılmış ve aynı yıl içerisinde yayımlanmış, romantizm ile gerçeklik arasında bir geçiş niteliği taşıyan değerli bir uzun öyküdür. Eserimizin kahramanı Bay Hayalperest, olanca yalnızlığı içinde yaşama ait hissetmek, yaşamın bir parçası olabilmek, arayışını anlamlı ve amaçlı kılabilmek için gerçeklikten kopararak, bir gün gerçek bir yaşama nüfuz edebileceği ümidiyle zihninde kurmaca bir dünya yaratarak adeta bir hayatta kalma mekanizması geliştirmiştir. Hayal, aşk ve gerçeklik teması ekseninde oluşturulmuş olan bu eserde isimsiz bir anlatıcının dört gece boyunca yaşadığı duygusal deneyim aktarılmaya çalışılır. Kahramanımız Bay Hayalperest, bir gün gerçek anlamda, gerçekliğe nüfuz edebilecek ve onu derinden anlayıp sevebilecek bir bağlanma nesnesi arayışındadır. İşte tam bu sırada karşımıza Nastenka çıkar. Hayalperest ilk defa bir şey tarafından görüldüğünü hisseder ve Nastenka’yı henüz doğru dürüst tanımamasına rağmen ona karşı derin bir sevgi ve bağlılık hisseder, hatta daha da ileri gidip ona aşık olduğunu bile ifade eder. Eserin trajedisi de işte tam burada başlar. Aslında Nastenka’nın hikâyesi, Hayalperest’in hikâyesiyle fikir olarak neredeyse aynıdır. Nastenka da yalnızdır ve yaşamı onu kaygılandırır ve huzursuz eder. Fakat Nastenka’nın yalnızlığının farkına varması ilk kez kiracının yaşamına dahil olmasıyla gerçekleşir. Zannımca Nastenka, kiracı sayesinde bir başka ihtimalin de olduğunu bütün çıplaklığıyla kavrar, sıkıştırılmış hisseder ve özgürlüğü arzu eder. Nastenka’ya bir kapı aralanır kiracı sayesinde; Nastenka kapıyı itmek, sonuna kadar açmak ve dışarı çıkmak ister. Dışarı ihtimali onu heyecanlandırır. Kitaptaki sevgi kavramı üzerinde durulması gereken bir kavramdır. Çünkü baktığında Nastenka
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·206 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 11:49
Rėnè Quénon çok enteresan bir kafa ve kalemmiş Sonradan tarikât yoluna girip Müslüman olmuş ama belki bir Araptan belki bir Türkten çok daha iyi bir Müslümanlık sınavı vermiş zannımca Modern Dünyanın Bunalımı ve Manevi İlimlere Giriş adlarındaki 2 büyük eserini de okudum Hiç eğip bükmeden yumuşatmadan zamaneye veya siyasi konjonktüre uydurma çabasında olmadan yazıp çizmiş büyük bir alimmiş Bazı görüşleri bana çok katı ve günümüz dünyası içinde ziyadesiyle ütopik gelsede realist ve hak olduğu asla inkar edilemez Çok beğendim çok etkilendim hatta sarsıldım diyebilirim Bundan yıllar öncesine getirdiği eleştiriler sanki bugünlerde ki dejenere yozlaşma taklitçilik sekülerleşme ve modernite için atılan çığlıklar gibi... Yazar Abdülvâhid Yahya yani Quénon bir de bugünlerde yaşasa idi, Sosyal Medya Yapay Zeka gibi mefhumların insanları hatta özelde Müslüman dünyayı dahî bu denli esir aldığını görse acaba ne yorum yapardı?
Manevi İlimlere GirişRene Guenon · İnsan Yayınları · 19974 okunma
9/10
·384 syf.·
2026 122. kitabı
Kitabı okurken yıllar önce bir film izlemiştim (deadly exchange 2017) onu andim resmen ayniya yakin kurgusu vardı yazarda zannimca bu tip kurgulara ekleme yaparak kitabı yazmış sürükleyici miydi evet twist var mı evet ve şu da var kitabın sonu devamı gelecek gibi görünüyor. Natalie salağından dolayi puan kırdım bu kadar da olmaz hani
2026 Okuma Raporları
Misafir ÖğrenciNelle Lamarr · Juno Kitap · 2024323 okunma
4/10
·264 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:37
Pankreas kanserine yakalanan, ölmekten çok korkan bir adamın tedavisi için alternatif tıp yöntemi olan henüz ölmeden uzun yıllar dondurulma işlemini(kriyonik) seçmesi ve başına gelen şaşırtıcı olayları anlatılıyor. Ölüm-yaşam ikigenini bilim tadında okucuya aktarmış. Şimdi gelelim sadede; Oysa ben aşık olmuştum. Üstelik aramızdaki korkunç yaş farkına rağmen. Eskiden bırakın bunu söylemeyi, düşünürken bile utanıyordum ama artık umrumda değil. (sf. 43) Evet, kitabın bu alıntısından anlaşılacağı üzere yazarımız çok güzel bir romanın nasıl berbat edilebildiğini göstermek istemiş. Ve bunu tramvaları üzerinden aktarmış. Konuya dahil edilmeyebilirdi. Yazarın kalemini çok beğeniyorum ama bu kitabı beklentimi karşılamadı. Distopik romanlara göre Bilimkurgu romanları daha çok ilgimi çekiyor ve maalesef ki Türk yazarları azımsanacak kadar az, hele de kalifiyeli olanları. Yazarın eline sağlık, çok güzel bir konuyu yine romana yedirmiş, emek ister çünkü verdiği bilgileri çiğ veyahut askıda bırakmıyordu. Ama sadece bu kadar çünkü 57 yaşındaki bir karakteri neden 24 yaşlarında birine bir şeyler hissetmesini aktarabilirsin ki, normalleştirmek bu düpedüz. Bu yüzden bazen baş karakterin hislerinin tasvir edildiği yerlerde çok sıkıldım. Mater serisi konu bakımından çok daha iyiydi. Bu önemli detayı geçersem eğer içeriği gerçekten özgün ve güzeldi. Bir de karakterleri için hep Latince isimler kullanıyor bayağı değil ama Türk isimler tercih edilebilirdi zannımca. Türk Bilimkurgu roman türünde farklı bir şeyler okumak isteyenlere özgün bir içerik sunuyor, bu açıdan okunabilir. Okuyacak olanlara da şimdiden iyi okumalar...
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,836 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 1. kitabı
yarısına kadar sevişin de rahatlayın diye okudum, sonra kaydı tabii. Ben o kadar sevmedim, bu konsept edebiyatta biraz sıktı artık. Herkes nasıl bu kadar hastası olmuş anlayamadım, okuması dingin ve keyifliydi tabii, orası ayrı konu ama intikam temasının bu şekil sorgusunu beğenemedim gitti. Çok konseptsel olduğu için kurgunun biraz beslenmesi gerekiyormuş zannımca, zannımsa zan olsa da neyse. ille de ille de intikamsa, bknz monte cristo kontu?
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma