Farkındayım her şeyin ve bu beni çok yoruyor . Dalıyorum sürekli ne düşündüğümü bilmeden …Önemli bir şey olmadığı sürece susmak ve hiç kimse ile konuşmamak istiyorum . Buna ne denir bilmem ama ben tükenmişlik diyorum
Kitaplığımda okunmayı bekleyen onlarca kitap,günlüğüme yazılması gereken onlarca not, dışarıda çiseleyen ince yağmur, yağmurun ortaya çıkardığı müthiş toprak kokusu... Yaradılış ve yok oluşu hatırlatır bu koku. İnsan özünü koklar, gideceği yeri. Bundandır toprak sevgimiz.
Önceden güzel güzel içinden gelir, sonra fitil fitil burnundan. Sonra kimseye demeden, kimseye değmeden, kimsenin olmadan, kimseden ummadan sıyrılıp gitmek istersin bu hayattan.
Ah! şu aciz benliğim:"Kimsenin kalbine yara olmadan göçüp gitse şu dünyadan."
İnsanı en çok "Yaşanmamış ama o yaşansa nasıl olurdu..." diye iç geçirdiği düşünceleri yoruyor. Hayal ettiğin her an, zamanla gerçekmiş gibi algılanıp bazen dünyanın en mutlu insanı yaparken bazen de üzüntüden kederden yavaş yavaş tüketebiliyor...