Oysa biri olmak, boynumuza ağır ve aptalca bir kurgu zincirleyen (bizi benlik tasvirimize sadık kalmaya zorlayan) toplumsal bir zorunluluk değil midir?
Evet argümanlara ihtiyacımız var -fakat aynı zamanda insanları doğa ve toplumun müstakil mimarları yerine ayrılmaz parçaları olarak gören bir tavra, bir dine, bir felsefeye ya da adına her ne diyecekseniz, böylesi bir eyleyici odağa ihtiyacımız var-…
…Öyleyse "uygarlaşmış" toplumların gitgide artan tek tipliği göreciliğin başarısızlığını değil, olsa olsa gücün her türlü farklılığı sıfırlama kudretini gösteriyor.