zeynebpözge

zeynebpözge
@zatussavar
Her şey aslına rücû eder.
Türkolog/Tarihçi
eskişehir
Denizli, 2 Şubat 1981
7 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Müdiriyet-i Umûmiyesi’ne
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Sayın Tanpınar, ​Bu mektup geçmiş zamanın tozlu raflarına terk edilmiş bir özlemin yankısını taşımaktadır. İstanbul’un tüm ihtişamıyla yansıdığı o tabloların nesneleşmiş anlara atılmış bir çentiktir harflerim ve her bir cümlem yaşanmamış günlerin çetelesini tuttuğum ruznâmeden alıntıdır. Zamana çentik atmaya başladığım o ilk andan itibaren bu güne değin süren bu gecikmişlik hâli, Mübarek’in çarkları arasında daha da bilenerek dışavurmaya devam ediyor. ​Eskimiş yüzlerin bir izdüşümü olan bu gecikmişlik beyanı, aklımı kalbimin çekmecesinden çıkardığım o "geniş zaman" algısına ram olduğum şu ezelî ve ebedî saniyeden itibaren nihayete eriyor. Kalemim parmaklarımın esaretinden kurtulup ürkek ve marazlı sözcüklerim, kırık kanatlarıyla Boğaz’ın sisli sularına doğru yola çıkmaya hazırlanıyor. Zarfımı anın geniş ufkuna emanet ediyor, pulunu geleceğin meçhul boşluğuna mühürleyip tüm zamanları içine alan bu müşterek iç döküşü, bu hüzünlü senfoniyi sizinle paylaşıyorum. ​İnsan, fikirlerini de büyütürmüş meğer kendi tenhalığında... Ben de büyüttüm yıllarca söylencelerin ağırlığını omuzlarımda. Tıpkı Nuri Efendi’nin saatlere yüklediği anlamlar gibi suyun derinliğindeyken ağır, yüzeye çıktığında "incir çekirdeğini" dahi doldurmayacak anlamlar... Şimdi bu anlamları "sahnemin dışında" bırakıp bu içi boş ama muazzam derecedeki ağırlıktan, dipsizliğin o derin uğultusundan kurtuluyorum nihayet. ​Evvelce zatıalinize arz ettiğim o "sükût provası" meselesi –doğrusu ben bu durumu aristokratik bir inzivada ruh terbiyesi sanıyordum ki yanılmışım– zihnimde, metruk bir mabedin estetiğiyle örülmüş bir girdaba dönüştü. Dayanılmaz hâle gelen bu trajik ciddiyeti, bu yapay mukaddesatı muhafaza edebilmek uğruna kalbime çıkan tüm yolları kapattım. İçimde filizlenen taze sürgünleri titiz bir bahçıvan
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201053,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aytmatov Kitaplığı
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Cengiz Aytmatov Herkes kendi hikâyesi okur, Aytmatov'un kaleminden. Kimi sel olur yorulur yâre giden yollarda; kimi düş olur düşer uçsuz bucaksız bozkıra... "Bozkırda trenler doğudan batıya, batıdan doğuya doğru gider gelirler." Hüzün dolu hikâyeleri taşır vagonlar yine de bitip tükenmez bozkırın çilesi. Taşıyamadıkları tek şeydir, hiç anlatılmamış hikâyeler. Senin taşınmaz hikâyen hangisi? Haydi Asel anlat bize! Suskunluğun acı bir kahveyi yudumlayan bozkırlar gibi... Ne olmuş kaybettiysen Kaybetmek bozkırın geleneği değil mi? Sen ki Tiyen-Şan Dağları'nın unutulmaz efsanesi, İlyas'ın yarım bıraktığı o türkünün son dizesi... Geçti zaman çoktan geçince ufkumuzdan kabullenmenin yasası. Tüm zamanlardan geriye elimizde bir tek "şimdi" kaldı. Seçim hakkın da yok üstelik kötünün iyisini, hatta en iyisini... Gel de bir zar atalım "şimdi" hayata. Sonra bir zar, bir zar daha... Cemile'nin, Tolgonay'ın ve Aliman'ın yerine de atalım bir zar. Ta ki son kaybedişe kadar. Ölememekle, yaşayamamak aynı şey değil mi zaten? Bırak artık şu geçmiş zamanın yakasını. Anlat bunca zaman sana ait olmayan bu dünyayı nasıl taşıdın omuzlarında? Usanmadın mı hâlâ mecburiyetine emek kisvesi giydirmekten? Gitmen gereken yerde kalmak için bu ısrar neden? "Sevmesi gerekenler sevmedi diye hak doğmuyor, sevmemesi gerekenlere..." Sahi, ölememek nasıl bir duygu, çıkıp gelsen de anlatsan Baytemir'in gölgesinden. Dön-sen yüzünü ışığa doğru yitip gidecek pişmanlıkların, keşkelerin. Bir kez kalksan ayağa görünecek cüce dağların ardı. Mahzun uykulardan uyanma zamanıdır
Edebiyat
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202113,6bin okunma