Duru

"Kurt topluluklarında, bir anne kurdun yavrularını beslerken onlarla birlikte tembellik ederek epey zaman geçirmesi sık gözlenen bir durumdur. Büyük bir yavru topluluğunda herkes birbirinin üstüne atlar; dış dünya ve meydan okumalar dünyası çok uzaklardadır. Ancak, günü geldiğinde yavrularını avlanma ve yiyecek bulma konusunda eğitmeye koyulan dişi kurt, onlara çoğu zaman dişlerini gösterir, tersler ve itaat etmelerini ister, istediklerini yapmazlarsa onları itip kakar."
Reklam
"İçgüdüsel doğası güçlü olduğu zaman, bir kadın içsel yok ediciyi, kokusundan, görünüşünden, sesinden yola çıkarak sezgisel olarak tanır... varlığını sezer, yaklaştığını duyar ve ondan uzaklaşmak için tedbirler alır. İçgüdüleri zedelenmiş kadın ise, daha geldiğini bile anlamadan yok ediciyi tepesinde bulur, çünkü işitmesi, kavrayışı ve anlayışı zayıflamıştır. Bunun nedeni esas olarak onu nazik ve terbiyeli olmaya, özellikle yaşadığı istismarı fark etmemeye teşvik eden içsel tasarımlarıdır."
"Mavisakal öyküsü belki de en temel olarak psişik anahtarı, yani, insanın kendisine, ailesine, uğraşlarına ve hayatın her yönüne ilişkin tüm soruları sorma yeteneğini bilince çıkarır. O zaman kadın her şeyi yoklayan, bir şeyin ne olduğunu bulmak için her yere burnunu sokan vahşi yaratıklar gibi, en derin ve en karanlık sorularına, doğru yanıtlar bulmakta özgürdür. Ona saldıranın güçlerini söküp almakta ve bir zamanlar kendisine karşı kullanılmış olan bu güçleri tersine çevirerek kendisi için en uygun ve yararlı şekillerde kullanmakta özgürdür. İşte Vahşi Kadın budur."
Hemen söyleyeyim, vahşi Benliğin dünyasına açılan kapılar az ama değerlidir. Derin bir yara iziniz varsa, o bir kapıdır; eski, çok eski bir öykünüz varsa, o da bir kapıdır. Gökyüzünü ve suyu tahammül edemeyecek kadar çok seviyorsanız, o bir kapıdır. Daha derin bir hayatı, eksiksiz bir hayatı, makul bir hayatı özlüyorsanız, o da bir kapıdır.
Bu geçici "vahşi tatlar" esinlenmenin mistik havası sırasında ortaya çıkar: Oo, işte burada; aa, çoktan gitmiş. Bu vahşi ilişkiyi elde etmiş biriyle karşılaşıldığında, bu kadına duyulan özlem de açığa çıkar. Mistik ocak ateşine ya da düş kurmaya; hayatın yaratıcı boyutuna, yaşamımızın önemli eserine ya da gerçek aşklara çok az zaman ayırdığımızı kavradığımız anlar, ona özlem duyduğumuz anlardır.
Sayfa 19 - Ayrıntı Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Reklam