Duru

İhtiyar, ‘Ümitsizliğe kapılayım deme, dostsuz olmak hakikaten talihsizlik; ama insan yüreği, aşikar bir çıkar hesabıyla peşin hükme kapılmadıkça, dost sevgisi ve hoşgörüyle doludur. O sebeple de ümitlerine bel bağlamaktan vazgeçme. Bahsettiğin kişiler iyi yürekli, hoşgörülü kimselerse, sakın ona dertlenme’, dedi.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çoğu zaman Şeytan’ı kendi durumumun timsali olarak görüyordum, çünkü koruyucularımın saadetine tanıklık ettiğimde, onun gibi benim de içimde kıskançlık dolu buruk bir öfke yükseliyordu.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Peki, ya benim dostlarımla akrabalarım neredeydi? Bebekliğimde beni gözeten bir babam, gülücükleri ve okşayışlarıyla beni sarmalayan bir annem olmamıştı. Olduysa da geçmişim bir karanlıktan, hiçbir şeyi seçemediğim bir boşluktan ibaretti. İlk anımda bile aynı cüsse ve yapıdaydım. Bana benzeyen ya da beni tanıdığını iddia eden hiç kimseyle karşılaşmamıştım. Neydim ben? Bu soru tekrar tekrar zihnimi kurcalıyor, yalnızca acı dolu inlemelerle yanıt buluyordu.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Ne tuhaf şu bilgi denen şey! Kayalara yapışan yosunlar misali zihni ele geçiriyor.
Sayfa 133·Kitabı okudu
“Sakin ol! Şu sadık varlığıma duyduğun nefrete kapılıp gitmeden önce yalvarırım beni dinle! Yeterince acı çekmedim mi ki ıstırabıma ıstırap katıyorsun? Hayat birbiri üstüne yığılı kederlerden başka bir şey olmasa da benim için hala kıymetli ve korunmaya değer… “
Sayfa 110·Kitabı okudu