Sana hiçbir resim ya da hiçbir işaret bırakmıyorum. Tıpkı senin de bana hiçbir şey bırakmadığın gibi. Böylece beni gelecekte de asla ama asla hatırlamayacaksın. Yaşarken bu benim kaderimdi. Bırakalım ölümümde de kaderim olsun.
Seninle benim parlayan bakışlarım arasında sadece pencerenin parıldayan incecik camı olduğu halde, aslında vadiler, dağlar ve nehirler kadar birbirimize uzak olduğumuzu o zamana kadar hiç farkedememişim.