İncelemlerde mangalardan sonra Tekrar Farklı Kitapları Paylaşmaya Devam Ediyorum Bu Sitede size Ek olarak PDF veya videolar Yazılarda Atıyorlar Düzenli olarak Ek Olarak Kutsal Kitaplarda veriyorlar.
Tevrat gibi(zaten Tevrat'a bağlı Mezmurlar) bir kitaptır. Davut peygambere gönderilmiştir. Zebur daha kısa olmakla birlikte Davut'un hikâyesini İsa'nın kehanetini açıklar.
Not: Bu incelemede İslam'a ve diğer dinlere hakaret yoktur, özellikle de İslam'a. Bu inceleme Hristiyanlık ve Yahudilik hakkındadır. Yani konunun İslam'la alakası yok, biz burada onları eleştireceğiz.
Kitabı Mukaddes Nedir: Kitabı Mukaddes Eski Ahit ve Yeni Ahit olmak üzere 66 farklı kitapçıktan oluşan 1400 sayfalık ve uzun bir süreçte yazılan metinlerdir. Bu metinler ayrı ayrı değerlendirilmeli ancak bir o kadar beraber değerlendirilmelidir. Zira bu iki metinler topluluğu birbirleriyle bağlantılıdır. Kitabı Mukaddes'teki Eski Ahit 39 kitapken, Yeni Ahit ise 27 kitaptır.
Eski Ahit'in ilk 5 kitabı Tevrat, Mezmurlar adlı bölümü ise de Zeburdur. Ancak bunlar dışında da farklı metinler vardır. Eski Ahit'te 5 adet yasa kitabı (Tevrat), 12 adet tarih, 5 tane bilgelik( Zebur kitabı bu kitaplar arasındadır.) 17 tane de peygamberlik kitapları vardır. Yeni Ahit'te ise 4 incil kitabı( Müjde Kitapları), Elçilerin İşleri, Pavlus'un Mektubları, genel mektuplar ve Yuhanna'nın Görümleri vardır. Şimdi bu metinlerde ne anlatılıyor, bunu inceleyeceğiz.
Eski Ahit'te Adem'den başlayarak Malaki'ye kadar uzanan bir hikâyeler bütünü görürüz. Eski Antlaşma şu olayla imzalanır. Tanrı, İbrahim'e baba evi olan Ur kentinden ayrılmasını ve Filistin bölgesine göç etmesini buyurur. Zamanla İbrahim'in torunu Yakup, hilecilik yaparak Tanrı'nın desteğini ardına alarak ilk oğulluk hakkını alır ve daha sonra, Yehova'yla yaptığı güreşte Yehova'yı yener.
Buradan da İsrail lakabını alır. Onun soyunu da İsrailoğulları denir.
Yakup'un 12 oğlu vardır. Bunlar İsrail'in on iki kabilesenin atalarıdır. Musa'yla beraber Mısır'dan çıkan İsrailliler, ilk kitaplarını Musa devrinde yazmaya başlar.
Bu kitaplara yasa kitabı denir. Bu kitabı eleştireceğiz ancak önce içerikten bahsedelim. İlk kitapta Musa'dan önceyi
Muazzez ilmiye Çığ/Gılgameş(Bilgameş) Destanı
Destan, insanlığın bilinen en eski yazılı edebiyat eseri olma özelliğini taşır
Bugünkü standartlaşmış versiyonu Akadca olarak yazılmış günümüze ulaşmıştır.
Britanya Müzesi'ndeki Asurolog George Smith tarafından 1872'de çevrilmişti
Eser ,yalnızca bir kahramanlık hikâyesi değil; ölüm, dostluk, iktidar ve insanın anlam arayışı üzerine derin bir düşünce metnidir
Temel Konu ve Yapı
Destan, Uruk kralı Gılgamış’ın yolculuğunu anlatır. Başta zalim ve ölçüsüz bir hükümdardır. Bir gün Avcılar ormanda hayvanlar gibi davranın bir insan bulurlar bu Gılgameşe eşdeğer bir canlıdır, sonra tapınak fahişeler tarafından eğitilir insan gibi konuşmayı öğretilir ve Enkidu adını verirler Gılgamış’ın karşına çıkarılır, gılgamış‘ta bir kavgaya tutuşur ama hiçbiri birbirini yenemez böylece Gılgamış’la dost olurlar
Bu iki karakterin dostluğu, hikâyenin kırılma noktasıdır.
Destan 12 tabletten oluşur
1. Tablette Gılgamış’ın kral olması nasıl kral olduğu anlatılır
2. Tablette Enkidu bulunması
3. 4. 5. Tablette Gılgameş ve Enkidu’ nun maceraları 6. Bölümde Enkidunun hastalanması, tanrıça inannanın Gılgamış’ı aşkını ilan etmesi Gılgamış’ın onu reddetmesi üzerine gök boğa‘nın gönderilmesi
7. Tablette Enlidu’nun önümü
8. Tablette Gılgamış’ın yazısı ve Gılgamış’ın tanrılara yalvararak, Enkidu’nun bir günlüğüne dirilmesi , ve yeraltı dünyasını Gılgamış’a anlatması
9. -10. Ve 11. Tablette Gılgamış’ın ölümsüzlüğü araması Utnapiştim’e ulaşması ve bu ölümsüzlük yolculuğunda farklı temaların işlenmesi, Gılgamış’ın sürekli sorgulaması
12. Tablette Utnapiştim’in tabi tuttu testi geçememiş ölüm gerçeğini kabullenmesi
Özellikle Enkidu’nun ölümü, Gılgamış’ı sarsar. Burada destanın en güçlü sorusu ortaya çıkar:
İnsan ölümlü olduğunu
GilgameşMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20131,803 okunma
Kitabın dilinden anlaşıldığı üzere kitabın dua olarak atfedilmesi normal karşılanabilir çünkü direkt insan yakarmasına benzer ifadeler çoğunlukta hatta neredeyse tamamı bu şekildedir. Fakat dua olarak anlatılan bölümlerin ekseriyetle beddua olduğu görülmektedir. Özellikle yakaran kişinin kendisine aykırı olanların-düşman, hasım vb.- sürekli kötülüklerinin istenmesi, Yaratıcının onları zelil hale getirilmesi talep edilmesi bu fikri güçlendirmektedir. Ayrıca Yaratıcıyı öyle bir gözle görüyor ki sanki Yaratıcı sadece dua edenin ve kavminin Yaratıcısıymış gibi görünmektedir.
Yaratıcı olan varlığın insani özellikte olduğu kolayca görülebiliniyor. Halbuki yaratanın insandan uzak olduğu unutulamamalıdır. Yani Yaratıcı insana benzemez ama insanın yaratıcının sıfatlarını taşıması muhtemeldir. Merhamet sahibi olması gibi...