Bir okulu bitirmek kıvanç, gurur verir insana, biraz da hüzün... Ama insan bir daha eski okulunu aramaz; Seyfi'nin bitirdiği bir okulum ben. Geri dönmeyecek. Giden öğrenciler, eski okullarını aramazlar. Ama geride kalan öğretmenler, eski öğrencilerini ararlar, beklerler...
"İnsanın her sevdiği kitapta kendini bulması doğaldır. Yoksa kitapları bu kadar sevmezdik. Ama dikkatli olmalısın. Çok da kendini vermemelisin öyle. Sen ancak kendinsin, başkası değil. Bir roman kahramanını seçebilir insan. Çünkü yaşadığımız hayatı yetersiz ve kuru buluyoruz. Öyle olunca örnek diye çevremizden birini seçmek işimize gelmez. Ama çok çok okumalısın ki, örneğini yanılmadan seçebilesin. Tabii kısa bir süre sonra roman kahramanlarını örnek almaktan kendiliğinden vazgeçiceksin."
Gençken bitmez tükenmez bir gücün olduğuna inanırsın. Kitaplar da durmadan destekler seni: Hiçbir şeyi olduğu gibi kabullenmemek, dünyayı alt etme tutkunu destekler. Ama gün gelir, bir de bakarsın ki, miskin bir memur, geveze bir öğretmen olup çıkmışsın! Çevrendekilere -o eleştirip durduğun insanlara- benzeyivermişsin! Hayatı kabullenmişsin, bir aptal gibi. Ve sürüklenip gidiyorsun.