Bu kadar çok insan vahşetinin olduğu bu kitabı okumak benim çok zor oldu. Kitap, çok etkileyici olmasıyla beraber 2. Dünya Savaşı başlangıcında yalnız bırakılmış Yahudi bir çocuğun yaşadığı şiddet ve acımasızlık hele ki günümüz şartlarındaki hayatı bile benim için çarpıcıydı.
Çook önceymiş gibi gelse de henüz 70-80 sene kadar öncesinde gerçekleşmiş olan 2. Dünya Savaşı'nın insanlık üzerindeki, Doğu Avrupa üzerindeki etkisine, insanın yaşadığı şartlara ve ilkelliğine göre toplumun ne kadar acımasızlaşabileceğine bu kitapla beraber yakından şahit oldum.
Hani bazen diyoruz ya yaşadığımız bu dönemler için çok kötü günler geçiriyoruz daha kötü ne olabilir. İşte o daha kötü yaşanmışlıklardan bir tanesini yazar önümüze sermiş, bu kitapla. Okurken çocuğun sırf Yahudi, siyah saçlı vs. diye gördüğü acımasızlık ve aşağılanmaya neden diye sormaktan kendimi alamadım. Kimse mi acımadı? Kimsenin mi yüreği sızlamadı? Herhalde diyorum ki savaş, panik, korku ve cahillik sağduyudan ve merhametten uzak cehennem hayatı yaşatabiliyor insanlara. Bu kitap savaşın tek başına kendisinden öte savaş ve insan psikolojisini hele ki bir çocuğun hayatını da içerdiği için okurken kitabı içerisine daha fazla girebildiğimi daha fazla düşünebildiğimi hissettim. Savaştan ve cahillikten uzak günlerimizin artarak devam etmesi dileğiyle.