Kalbim kızgın demirle dağlanarak duygusunu kaybetmiş gibi hiçbir şey hissetmiyorum. Sade çocuklarım Feriha ile Zehra… Onların sevgisini de yüreğimden söküp atabilseydim… Fakat galiba buna imkan olmayacak. Kalbim çarptığı müddetçe bu damar böyle durmadan sızlayıp duracak.
Sayfa 151·Kitabı okuyor
Yolculuğun esrarı
Her şey normal görünürken, hiçbir şeyin aslında sıradan olmadığı bir yolculuk bu. Küçük adımlarla başlayan sessiz bir yürüyüş… Fısıldayan şehirler, konuşan taşlar, geçmişi hatırlatan yüzler… Hiç tanımadığı bir adam, hiç sorgulayamadığı bir gerçek ve her adımda biraz daha ağırlaşan bir sır. Neydi ki gördüklerinin anlamı? Ama bazen bir soru, cevabından çok şey anlatır. “Yolculuğun Esrarı”; iz sürmekten çok, kendini bulmaya cesaret edenlere ait bir hikâye. Bu kitap bana bazen en önemli yolculuğun bir yere değil, insanın kendi içine yaptığı yolculuk olduğunu hatırlattı. Gizemli ve düşündürücü bir anlatıma sahip.” Unutma! Zaman geçmez… Dönüşür.
Reklam
“Hırçın kız, aşkı sade kitap sayfalarında görmüştü.”
Onun hesabına göre yaşamak, her halde yaşamaktır. Sefilse de yaşıyordu ya...
Demek, sevmek! İşte şu dünyada insanı biraz yüzünü güldüren mutluluk bu nimetten başka bir şey değildi.
Hayalini nereye yöneltse önüne bir hiçlik çıkıyordu.
Reklam
Reklam