Hayat zaten bir piyano gibiydi; beyaz tuşlar mutlu anlar, siyah tuşlar mutsuz... Tatlı bir müzik için iki tuşun da olması gerekiyordu. Bendeki siyahlar o kadar fazlaydı ki müzik artık dayanılmaz geliyordu.
Amnesie in litteris, yazınsal bellek kaybı. Anımsamak çabalarının, adeta bütün çabaların boşunalığı karşısında bir öfke dalgası sarıyor beni. Hemen ardından geride belli belirsiz bir anımsamadan başka bir şey kalmayacağını bile bile neden okuyayım ki, bu kitabı neden baştan okuyayım ki? Her şey dağılıp yok olacaksa neden bir şey yapayım ki? Sonunda öleceksem neden yaşayayım ki?