Telemakhos yatağımızdan çıkıp beni bulmaya geliyor. Elimi tutarak taze kokulu karanlıkta benimle oturuyor. İkimizin yüzü de çizgilerle dolu artık, yıllarımızla işaretlenmiş.
Kirke, diyor, her şey yolunda gidecek.
Bir kâhinin ya da tanrılardan haber getiren birinin sözleri değil bunlar. Çocuklara söyleyeceğiniz türden sözler. Bir kâbusun ardından yeniden uyusunlar diye sallarken, küçük kesiklerine pansuman yapar, sokan şeyin acısını yatıştırırken kızlarımıza söylediğini duyduğum sözler. Parmaklarımın altında cildi, kendi cildim kadar tanıdık. Gece havasındaki sıcak nefesini dinliyorum ve her nasılsa ferahlıyorum. Canımızın yanmayacağını söylemiyor. Korkmadığımızı kastetmiyor. Söylediği sadece şu: Buradayız. Gelgitte yüzmek, yeryüzünde yürümek ve ayaklarına değdiğini hissetmek böyle bir şey. Yaşamak böyle bir şey.