Ruhlarımız o kadar sıkı bir beraberlikle yürüdü, birbirini o kadar coşkun bir sevgiyle seyretti ve en mahrem taraflarına kadar birbirlerine öyle açıldılar ki ben onun ruhunu benimki kadar tanımakla kalmıyor, kendimden çok ona güvenecek hale geliyordum.
Kitapları bir yana bırakır da dobra dobra konuşursak,aşk dediğimiz şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir gibi geliyor bana.
Ermiş kişinin asla bir kalbi yoktur.
O, halkın kalbini kendi kalbi olarak görür.
İyi olana iyilikle karşılık verdiği gibi,
İyi olmayana da iyilikle karşılık verir.
Erdem iyiliktir.