zehra

zehra
@zehradilaver
Bilgi Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı
İstanbul
İstanbul, 4 Ekim
213 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Gençken, daha çok seyahat etmem, daha uzaklara gitmem, yabancı ülkelerde daha çok zaman geçirmem, kendimi hayata katıp daha derin bir şekilde yaşamak için sürekli bir koşuşturma içinde olmam gerektiğini düşünürdüm ama zamanla anladım ki, aradığım şey tam burada içimde, etrafımdaki şeylerde, işim haline gelen o geçici işlerde, gündelik hayatın hengamesinde ve bakışlarımı oraya yönelttiğim sürece karşılaştığım insanların gözlerindeydi.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Reklam
Eskiden, hayatta olmanın en derin hissine ormanda ulaşacağıma, uzun çam ağaçlarının arasında dolaşırken, bir kütüğün üzerinde tek başıma oturup güneşe bakarken ya da kıyıdaki kayalıklardan denizi seyrederken onu yakalayacağıma inanırdım; tam anlamıyla uyanabilmek için sessiz unsurların arasında olmam gerektiğini zannederdim. Ama sonra her şeyin zaten burada, etrafımdaki detaylarda olduğunu keşfettim, mesele sadece onları fark etmekti; kendimi unutup dikkatimi dışarıya, yani gerçekten "dışarıya" çevirebilmekti. İşte hayatta olmanın en derin hissi burada yatıyor, bir başkasına dikkatlice bakmakta.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Okuyan insanlar vardı, bir de ötekiler. Birinin okuyan mı okumayan mı olduğu hemen anlaşılıyordu. İnsanlar arasında bundan daha büyük bir fark yoktu.
İnsanlar her zamanki gibi, herkes gibi, olması gerektiği gibi, geçip gidiyorlar. Sıraları geldikçe geçip gitmeyi seviyor insanlar.
Bu hayatta mı olur artık, yoksa başka bir hayatta mı? Evime döneceğim.
Reklam