Her nefes alanı yaşıyor sanıyoruz. Ne komiktir ki insanlığımızın bir acizliği bu. Birkaç kent gezip görmeden, rüzgarı yüzümüzde hissetmeden, farklı insanlar tanımayıp sevinci, acıyı, öfkeyi ve aşkı hem en dipte hemde en zirve de tadamadıktan sonra gerçekten yaşamış sayılırmıyız ki?