İnsanın ruhsal yolculuğu bir merdiven gibi değil, bir sarmal gibi ilerler; aynı noktaya benzer duygularla dönsek de her dönüşte yeni bir farkındalık kazanmış oluruz.
İslam, insanı ilişkilerden azade bir varlık olarak değil, bağlar içinde sorumluluk taşıyan, bu bağlar sayesinde terbiye olan bir varlık olarak ele alır. "Sana iyi gelmeyen insanları hayatından çıkar," çağrısı, kişinin ailesiyle, kökleriyle, topluluğuyla ilişkisini neredeyse otomatik olarak problemli ilan edebilir. Oysa bazı ilişkiler zorludur ama vazgeçilmezdir; yorucudur ama öğreticidir; gerilimlidir ama insanı büyütür. İslam'ın ilişkileri bu denli önemsemesini de insanın ancak ilişkiler içinde sabrı, merhameti, adaleti ve sorumluluğu öğrenebileceğine dair güçlü bir hatırlatma olarak nacizane görmekteyim.