"Bilgelikle birleştiğinde bilmin sağladığı kudret tüm insanlığa büyük ölçüde refah ve mutluluk getirebilir, tek başına ise yalnız yıkıntıya yol açar."
Bertrand Russell
Mutluluğu tatmanın tek çaresi onu paylaşmaktır. Paylaşılmayan her şey zamanla işlevsiz hale gelir ve yok olur. Bilgiyi de kendi içinde tutan kişi bilginin mahiyetinden bihaberdir. Çünkü bilginin anlamı aranıp bulunan, keşfedilen ve bir anlam ifade edendir. Anlam ise ilişkiden doğar. Örneğin; bir bilim adamı bizimle bir bilgi paylaşırsa anlam oluşur. Bizimle paylaştığı bilginin yeni bir anlamı ortaya çıkar. Ve bizde bilgiye dair oluşan anlam tekrar bilim adamında yeniden şekillenir. Yani bilge, bilgiyi paylaşırsa anlam şenliği olur. Anlamların çokluğu yaşamın ereğini güzelleştirir, mutluluk verir ve ilişkiyi arttırır. Aynı kocaman bir meyve bahçesi gibi olur. Fakat bilge, anlamı açığa çıkarmak için bilgiyi paylaşmazsa, aynı çölde bir kaktüs misali kendi varlığının sonunu getirir, yıkıntıya uğrar ve bilgisiyle birlikte yok olur.
Bilim onu kullanabilenlerin temelinde olmalıdır. Çağımızda bilgi "güç" demektir. Bilginin güç olduğu yerde, kimin elinde olduğu da bir o kadar önemlidir. Örneğin Einstein atom bombasını kullanması ile gününüz insanlarının kullanması aynı mıdır sizce?
Elbette değildir.
Günümüz insanları politik olarak kullandı atom bombasını. Peki ya Einstein? O bir bilge, bu bilgi yanlış kişilerin eline geçtiğinde bir toplumun yıkımına sebep oldu. (Amerika'nın Hiroşima'yı yok ettiği gibi). Yani bu durumda bilgi bilgelikten çıkar ve yıkım yaratır. Bilgi, bilgelerin elinde olursa yıkım yaratmaz çünkü hakiki bilgeler bilgiyi adil, eşit ve doğru dağıtır. Bu bilgi üzüntü, acı, yoksulluk getirmez tersine mutluluk, huzur ve ferahlık getirir.
Bertrand Russell'in bu sözü bana Harry Potter'da gerçekleşen