Stephen KING, kuşkusuz gerilim seven her kesin an az bir kitabını okuduğu harika bir yazar. Onun kitaplarını okurken hayata ara veriyorsunuz. Kurgusu, akıcılığı, betimlemeleri sizi kitabın içine hapsediyor.
Eğer gerilim seviyor ve korkmuyorsanız sorun yok her kitabını okuyabilirsiniz. Fakat benim gibi seviyor ama korkuyorsanız uykusuz gecelere hazırlayın kendinizi. Çünkü iki gecedir uykusuzum ve şişkin gözlerle çalışmaya çalışıyorum şuan.
Gelelim kitaba, doğru söylemek gerekirse kapağında Stephen KING adını gördüğüm her kitap, ellerime aldığımda daha okumaya başlamadan beni gerer zaten. Çünkü bilinçaltım KING'den korkuyor :) :) bu yüzden bu güzelim kitap onu okumam için bir ay beklemek zorunda kaldı beni. Annesinin dövdüğü çocuğun anne diye ağlaması gibi Stephen KING okumak. Ondan korkuyorsunuz, kaçmak istiyorsunuz ama yinede peşinden gidiyorsunuz. Bu yüzden bir kaç ay sonra tabiki kendisini yine okuyacağım. Neyse ben kitaptan bahsedecektim ama bu yazar tüm övgüleri hak ediyor:)
Baş kahramanımız Danny kesinlikle yerinde olmak istemezdim. Henüz beş yaşında, gelecekle ilgili olayları görebiliyor ve ailesiyle, cesetler ve ruhlarla dolu bir otelde kapana kısılmış durumda. Aslında kitabın içeriğine çok girmek istemiyorum yoksa büyüsü kaçıyor.
O yüzden eğer gerilim seviyorsanız muhakkak okuyun. Seviyorum ama korkuyorum diyorsanız yine okuyun çünkü bir kaç günlük korkuya değer:)