Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·148 syf.·
2020 5. kitabı
Bir Dostoyevski romanının daha sonuna geldim. Ah Bay Goladkin ah umarım ruhunuz biraz olsun mutludur. Öteki Bay Goladkin'in mutluluk içinde olduğuna şüphe yok. Kitapta baş karakter Yakov Petroviç Goladkin kendi kendine sürekli olarak konuşuyor. (Dostoyevski'nin monologları olmazsa olmaz) Kendi kendine bütün olayları mantıksız bulup daha sonra o olayın merkezinde hep oluyor maalesef kendileri. Bay Goladkin'in ezikliği diplere kadar yaşamasını ve kitap boyunca bu ezik karakterden asla çıkmadığını 147 sayfa boyunca okuyoruz. Kendi içinde dürüst yapmacıklıktan uzak olan Bay Goladkin iş arkadaşları ve uşağı tarafından yaşamadığı talihsizlik kalmıyor. Goladkin'in böyle bir karaktere bürünmesinde iş arkadaşlarının davranışlarını es geçersem ayıp olurdu. El insaf yahu! Goladkin'in ki de can değil mi? Bana göre bu talihsiz şansa sahip karakterin bütün kitap boyunca kendine güven kazanamaması, monologlarında bütün olayları mantıklı düşünürken olayların içindeki davranışları, yüzünün kızarması, ses titremesi gibi hareketleri arada sırada kafamı kitaptan kaldırarak nefes almamı gerektirdi benim için sürekli olarak akış içinde olan bir kitap değildi. Karakterimiz tüm bu olaylar içinde boğuşurken "öteki" Goladkin'in gelmesi bizim Goladkin'i delirten nokta oldu. Aslında geçirdikleri ilk gece bizimki için hayatındaki en mutlu gece olmalı ama o geceden sonraki zamanlar azap olmuştu. Öteki Goladkin siz neymişsiniz okurken kalbinizin kötülüğünden rahatsız olmadım diyemem . Yinede kitabı okuduğum süre zarfında Goladkin'in kendini ezdirmeyeceği anı hep bekledim. (hayal kırıklığı oldu ama olsun) Not: Petruşka umarım gittiğin yerden kovulmuşsundur. ÖtekiÖteki Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
Pişmanlık ve Gurur
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 00:57
Kitaba dair aldığım notlar: Tüm Rus edb. eserleri gibi sınıf ayrımı dolu, Torpil sorunlarının devlette sıklıkla öne çıktığı, Dönemin Rus kadın-erkek ilişkisi, Fransız romanlarına olan eleştirilerin olduğu, İçsel düşüncelerin kahramanı opsesif tavırlara dönüşerek ağır ruhsal hastalığa çevrildiği, Nadir olarak Türk ve müslüman sempatisi görülen bir kurgu ve gerçek öykünün kitabı. Özetle: Kitapta ana kahramanımız ruh hastası bunun sebebi ise kendine tıpatıp benzeyen bir adam, ta ki isimleri bile aynı. Bu adam kahramanın tüm hayatını türlü oyunlarla elinden alıyor ve üzücü sonuna götürüyor. Asıl Goladkin onuru yüzünden sürekli mağdur oluyor ve kendini sürekli “ben dolaplar çeviremem, türlü maskeler takamam maskeyi yalnızca balolarda takarım, dürüst insanım ve bununla gurur duyuyorum” diyerek yatıştırıyor ve ona karşı oyunlar düzenleyen, yerine geçmeye çalışan düşmanına bir türlü hesap soramıyor. Ne zaman hesap sormaya kalkışsa ani karar değişimleri, güven eksikliği yaşayıp olaylar karşısında donup kalıyor ve ona göre bu yine onurlu olmaktan geliyor. Bir cümleyle anlatmak gerekirse; -Onur ve dürüstlük, sahtekarlığa karşı kaybetti. Kitabı 2 kelimeyle anlatmak gerekirse; -“Pişmanlık” ve “Gurur” olurdu. NOT: Kahramanı çok sevmekle birlikte, bu kadar iyi ve tutuk olmasından dolayı adete kitapla dövüşmek isteyeceksiniz :)
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2021 3. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 16:27
Klasik Dostoyevski eserlerinden. Okurken beynim yanmadı değil. Sayfa sayısı az olmasına rağmen 2 günde zor okudum diyebilirim.Ona rağmen psikanalizin en güzel ve en ilginç örneklerinden biri.Ve bence her insanın içinde bir #öteki vardır. Ve bu öteki hep bizimle, bizden biri, bizim içimizde....
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
Öteki
Puan vermedi·148 syf.··
2026 4. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 20:08
Bir adamın yaşarken kendi 'öteki'siyle tanıştıktan sonra hayatında erimeye başlayan akli sınırları ve deliliğin kontrolü ele alışını anlatıyor.İnsanın içinde gizlenen 'öteki'siyle tanışıp hayatında güzel değişimler yapması gerekiyor..
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
Kendi varlığını Ötekinin varlığı ile kanıtlayabilir misin?
10/10
·148 syf.··
2026 14. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 17:55
#okudumbitti -Öteki Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski 1846 yılında yayımlanan bu kitap Dostoyevski'nin zekice kurguladığı,psikolojik derinliğe inen ilk ve en önemli eserlerinden biri olarak biliniyor. Kitap, sıradan bir devlet memuru olan Yakov Petroviç Golyadkin’in zihinsel parçalanışını ve kendi "kopyasıyla" girdiği amansız mücadeleyi konu alıyor. Kitabın içeriği aslında insan psikolojisinin en karanlık labirentlerine yani "toplumsal varoluş sancısına" inmek anlamına gelir ki; romanı ikizinin verdiği tepkiler sonucunda deliren bir adamın hikayesini değil bi kimlik parçalanması olarak derinleştirebiliriz. Romanın en sarsıcı tarafi "Öteki" nin(Golyadkin Junior)yani kahramanımızın olmak isteyip de olamadığı her şeyi temsil etmesidir. İçinde bulunduğu kamu kurumunda bürokrasiye uyum sağlayamayan utangaç,dürüst olduğunu söyleyerek kendi kendini avutan bir karakterdir. Bu dürüstlük aslında onun toplumdan kopuşunu ve sosyal beceriksizliğini gösteren bir etmendir. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski hikayeyi 19. yy Petersburg'unun soğuk ve ıssız sokaklarında kurgulayarak mekan-psikoloji kavramını mükemmel bir şekilde kullanıyor. Freud henüz ortada yoksa da tam bir freudyen bakış açısıyla (id-ego-süperogo) romanın katmanlı yapısını oluşturmuş diyebiliriz. Dostoyevski:Golyadkin’in trajedisini kendisiyle barışamamış insanın,kendi gölgesi tarafından yutularak yok edilişinin düşler sahnesinde değil de günlük hayatın gerçeklik sahnesinde kendi içsel çatışmalarının en belirgin örneği olarak gösteriyor bize. -Roman bittiğinde yazar bizi şu soruyla başbaşa bırakıyor "Eğer yarın sizin yerinize, sizin tüm anılarınıza sahip ama sizden daha 'başarılı', daha 'sevilen' bir kopyanız çıka gelse ve herkes onu tercih etse, kendi varlığınızı nasıl kanıtlarsınız?"
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2022 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2022 23:34
Kahramanın zayıf, özgüvensiz tarafıyla bunun tam tersi ama daha zorba olan "Öteki" tarafı, yaşadığı olaylar ile okuyucuya geçmektedir. Ne yazık ki bu içsel hesaplaşmadan sürekli kaçmaya çalışan kahramanımız , kendini bambaşka bir yere sürükleyecek ve çıkmaza sokacaktır. Yazarın çok genç yaşta yazdığı 2. Kitabı , onun da ruh halinin değişimlerini gözler önüne sermektedir.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2025 944. kitabı
ÖTEKİ (Roman) Dostoyevski 1821-1881 arasında yaşamış Rus yazar Fyodor Mihayloviç Dostoyevski tarafından Psikanalizde çok güzel ortaya konmuş olan insanın görünen ve görünmeyen iki beninin ilişkisi üzerine kaleme alınmış çok çok değerli bir eser. Eserde, başkarakter Yakov Petroviç Goladkin, Petersburg’da çalışan düşük rütbeli bir memurdur. Goladkin içine kapanık, özgüvensiz ve sosyal ilişkilerde beceriksiz biri olarak anlatılır. Bir gün, kendisine tıpatıp benzeyen ama tamamen zıt kişiliğe sahip kendi “öteki”si ile karşılaşır. Bu ötekisi kendinden emin, sosyal ve başarılı bir insandır. “Öteki”si yavaş yavaş hem Goladkin’in işindeki yerini hem de arkadaşlarını ve itibarını ele geçirir. Bu durum karşısında Goladkin, kendini savunmaya çalıştıkça daha çok yalnızlaşır ve toplum gözünde deli gibi görünür. Roman, Goladkin’in gerçeklikle bağını koparması ve bir akıl hastanesine yatırılmasıyla son bulur. Yazar, Freud’un dediği gibi, insanın kendi içinde iki yan taşıdığını (toplum önünde sergilediği ürkek, bastırılmış yüz ile bastırılmış ama güçlü arzuları) gösteriyor. Yazar, insandaki bu iki yön çatıştığında, zayıf tarafın yok olacağını ortaya koymuştur. Kitapta kimlik arayışı, bireyin toplumda kendini var etme mücadelesi ve yalnızlık temaları yoğun bir şekilde işlenmiştir. Kitap, öteki-ben temasının dünya edebiyatındaki en güçlü örneklerinden biri kabul edilir. Yazar, insan psikolojisini, özellikle paranoya, benlik bölünmesi ve kimlik krizini çok güzel betimlemiş ve diyaloglarla anlatmıştır. Psikolojiye, felsefeye ve edebiyata önemli katkıları olan bir eser. Okunması ufuk açıcı olacaktır.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2020 113. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2020 22:30
Enteresan bir kitap. Psikolojik sorunları olan birinin halüsinasyona benzer bir durumla yaşamış olduğu enteresan hayatı anlatılıyor kitapta. Beğenmedim.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınevi · 201930,4bin okunma
Düşünsene senden bir tane daha olduğunu...
8/10
·188 syf.·
2022 5. kitabı
-Spoiler İçermez- Bir kitabın Dostoyevski'ye ait olduğunu gösteren emareler nelerdir; •Karakterler ya fakir ya da ruhen hastadır •Kitabın alt metni derin psikolojik konular barındırır •Ana karakter herkesten çok kendiyle konuşur, iç seslendirme tekniğine bol bol başvurulur •Ana karakterin kendiyle ilgili bitmez tükenmez bir kavgası vardır, en büyük düşmanı kendisidir •Kitaba tadını tuzunu versin diye bir kaşık, hayır hayır yarım bardak, bir su bardağı diyelim biz ona, ırkçılık eklenir, başta Almanlar olmak üzere birkaç millet yer yer topa tutulur Gelelim kitaba... Ana karakterimizin adı Yakov Petroviç Golyadkin. Kendisi 9.dereceden bir memur. Kitabı okumaya başlar başlamaz bir sıkıntısı olduğunu hissettiğimiz karakterin, doktoruyla konuşmasına da şahit olduktan sonra hasta olduğuna emin oluyoruz. Teşhis koyacak konumda olmamakla birlikte okumamın başlarında sosyal fobisi olduğunu, okumaya devam edince şizofreni hastası olduğunu düşündümse de, sitedeki incelemeleri okuyunca doppleganger sendromu denen şeyden haberdar oldum... *Bilgi köşesi* Sosyal fobi: Diğer insanlarla etkileşimi içeren toplumsal durumlarda ortaya çıkan kaygı bozukluğudur. Rahatsızlık diğer insanlar tarafından olumsuz değerlendirilme ve küçük düşme korkusundan kaynaklanır. Şizofreni: Bireylerin gerçekliği anormal olarak yorumladıkları, gerçek ile gerçek dışını birbirinden ayıramadıkları zihinsel bozukluğa verilen isimdir. Şizofreni, halüsinasyonlar, sanrılar ve günlük işleyişi bozan son derece düzensiz düşünme ve davranışların kombinasyonlarından meydana gelebilir ve bireyi bütünüyle etkisiz hale getirebilir. Doppelganger: A spirit that looks exactly like a living person, or someone who looks exactly like someone else but who is not related to that person (bunun Türkçe güzel bir tanımını
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 20:22
Kahramanımız Goldyatkin kendi olmaktan memnun değildir,kendinden kaçmak istemektedir hiç birşeyin farkında olmadan şizofreni yaşamaktadır. İşte tam orada öteki ile tanışır. Birey olma yönünde ilerlemeye çalışmak ve karşımızda toplumsal mantıksızlıklar vardır. Birey olarak buna ne kadar uyum sağlayabiliyoruz işte artık sosyal asosyal kavramıda burada karşımıza çıkıyor; ve toplumda ben değil ,mecburen öteki oluveriyoruz. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski bize insanlardaki derin ruhsal acıları,duygu değişimlerini anlık olarak mükemmel veriyor. Kitap bana direk Dövüş KulübüDövüş Kulübü filmini aklıma getirdi maalesef kitabını okumamıştım. Filmi izleyip beğenenler direk okuyabilir. Filimdeki kurgu kadar olmasada oldukça iyi. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski sevenler es geçmesin zaten. İyi okumalar.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.