Zehra Yumna YILDIZ

Tuvalet eğitimi değil iletişimi
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
Kitap özeti: Kitapta bezsiz bebek isimli bir kitaptan bahsedilmiş. 2 yaş öncesi tuvalet eğitiminin zararlı olduğuna ilişkin net kanıtlar olmadığı anlatılmış. Freud'un zamanında belli saatlerde zorla ciş yaptırma ve 6-8 aya kadar tuvalet eğitimini bitirme şeklinde tuvalet eğitimi veriliyormuş. Freud aslında çocukların bu davranışa hazır olmadığını söylemiş. Brazelton ise 1962 de makale yayınlamış bu makalede bebekler 9. aydan sonra sfinkter kontrolü kazanır ancak çocuk en erken 12-15. aylarda işbirliğine yanaşır demiş. Yaptığı araştırmaya göre tuvalet eğitimine 18.aydan önce başlananlar en geç tuvalet eğitimini kazananlar olmuş. Yani Brazelton tuvalet eğitimini 18.aydan önce vermeyin demeye getirmiş. Hatta bebek bezlerinin bu konuda kurtarıcı olduğundan bahsetmiş. Ancak araştırılınca bir sene önce ilk kez piyasaya sürülen Pampers bebek bezi firmasının bu makale araştırmasına sponsor olduğu ortaya çıkmış. Aynı firma 6numaralı bezi 1998de piyasaya sürdüğünde Brazelton reklamında oynamış ve çocuğunuza tuvalet eğitimi vermek için acele etmeyin bu seçimi ona bırakın demiş. Bildiğiniz kapitalist sistem sizden paranızı alıyor, bezlerle bebeklerinizde geleceğin doğası da kimyasallara maruz kalıyor denmiş kitapta. 2018 de 7 beden bez üretilmiş (17-29kg) ortalama 9 yaşında olup altına kaçıran çocuklar için... Kitapta bu alta kaçırma sebebinin de geç tuvalet eğitimi verilmesinden dolayı olduğu yazılmış. Çalışan anneler içinde yoğun hayatta da bu bezler ne büyük rahatlık geliyor dimi. Ancak bu yüzden ortalama 1 yaşında tuvalete alışacak çocuk 3-4 yaşına kadar beze bağlı yaşıyor. Brazelton'un 2 yaş için bahsettiği psikolojik hazır olmanın bilimsel olmadığı söylenmiş. Brazelton 2 yaşta çocuklar nesneleri doğru yere yerleştirebilir ve kişisel temizliğe eğilim kazanırlar demiş  ancak
Tuvalet İletişimiEvren Bay Şengül · Kuraldışı Yayınevi · 2018449 okunma
Zehra Yumna YILDIZ
👌🏻🙏🏻
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·264 syf.··
2020 32. kitabı
Evet uzuun süredir inceleme yazmadım ama bu kitaba yazmamak yakışık almazdı :) 1k ailesi olarak Semih UÇAR'ı çevirdiği kitaplardan tanıyor olabilirsiniz ama bu defa yazdığı kitap ile karşımızda. Çıktığı gibi siparişini verdiğim kitabı bir solukta okudum. Çok keyifli bir okuma  ve dil öğrenme konusundaki düşüncelerimi tazeleme oldu benim için. Tazeleme diyorum çünkü doğru  bilinen yanlışların bir çoğunu yazardan ders aldıktan  sonra  öğrenmiştim.  (kendisi aynı zamanda almanca ve ingilizce Dil Koçu ve Öğretmeni) Dil öğrenme ve diğer tüm öğrenme konularında  duyduğumuz, bildiğimiz daha doğrusu bildiğimizi zannettiğimiz safasataların gerçeklerle yer değiştirme vakti geldiğini, kitap öyle net ve sağlam tespitlerle bildiriyor  ki.. Bakış  açımızı  farklı bir  pencereyle buluşturup  değiştirirken bununla birlikte öğrenmemeye dair bütün bahaneleri deviriyor. Hatırlatma: Kitabı okumadan önce  tembellik putuna balta saplamaya hazırlıklı olun. Kitabın diğer yazarı Tuğba Hanım ara ara kendi sesini duyurarak  güzel bir renk katmış bence, birbirlerini destekler nitelikteki  deneyimlerle. içeriğinden bahsedersem uzun uzadıya  anlatırım ama anlatıp  spoiler vermeyecem :) Yazar tanıdık olunca tarafsız olunmuyor evet ama tenkit olarak şunu ekleyebilirim Başlıkta ve giriş kısmında - ben dil diyecem sen öğrendiğin veya öğrenmek istediğin şeyi anla diye bildiriliyor fakat öğrenilen veya  öğrendikleri diğer alanlardan da örnek görmek istiyor insan. Yazarın birçok alanda başarı öykülerini bildiğimden herhalde gözüm aramadı değil. Şimdiden keyifli, pardon bol savunmalı okumalar :)
Kim Öldürdü İçindeki Öğrenme Aşkını?Tuğba Akbey İnan · Cezve Kitap · 2020153 okunma
Elif A. isimli okura yanıt verildi
Zehra Yumna YILDIZ
Merhabalar Elif , Çok teşekkür ederim. Kusuruma bakma biraz geç görmüş oldum yorumu tabii ki yardımcı olurum.
Puan vermedi·88 syf.··
2019 11. kitabı
kitabı okumadan bir kaç saat evvelinde arkadaşlarla engellerin getirebilecek farklı deneyimlerini de görmeliyiz ve Beethoven’in tamamen sağır olarak 9. senfonisini bu dönemde bestelediğini 7 Mayıs 1824’te bestesinin ilk seslendirişini duyamadığı halde orkestrayı yönetmiş ve alkışları duyamasa da ayağa kalkmış insanların el çırpmalarını, şapka sallamalarını derin bir sessizliğin içerisinden izleyebilmiştir.. dememizin üzerine bilgi ile ) ( bu kadar kronolojik konuşmadık havalı durmasın inceleme yazarken ayrıca baktım bilginize :)) ) Kitapta geçen bu paragraf özellikle dikkatimi çeken bir bölüm oldu; 'Tıpkı deneyimli bir müzisyenin bütün sesleri ve bunların birlikteliğini duyabilmesi için sadece notalara bakması yeterli olması gibi ben de satranç tahtasını taşları ile birlikte iç dünyama yansıtmıştım.' diyordu. dahası.. Hislerin yansıtılma tarzı psikolojik olarak üzerimize sinen bir etki ile aktarılması kendimizi kitabın içinde bulmamıza sebep olurken ; Baş rollere vermiş olduğu karakterler (temsili semboller) yaşadığı dönemin faşist yapısında oluşan tiplemelerle; onların yaraladığı ruhun çekmiş olduğu sancıların sesini kulağımıza sindirdi. -yatak örtüsünden satranç tahtası -ekmek kırıntısı'ndan satranç taşları çaresizlik icat oluşturmasında ne yapsın.. Son olarak kitapta hoşuma giden bir ifade ile sonlandırıp sorayım ' hiçliğin kölesi olmak.. ' -hiç bir şey olmadan her şey olduğunu zanneden; Dünya Satranç şampiyonu Czentovic mi ? yoksa -herşeyleşerek hiçleşen Dr. B. misin?
SatrançStefan Zweig · Zeplin Kitap · 2017279,7bin okunma
Zin isimli okura yanıt verildi
Zehra Yumna YILDIZ
:))
Puan vermedi·712 syf.·
2019 1. kitabı
Dune  birçok farklı kültürün harmanlanmasından ve psikoloji ,sosyoloji, felsefe ,din, aşk, siyaset ,savaş, bilim, sanat, ekoloji gibi konulara değinmesinden ötürü her türden okura hitap etmesine sebep oluyor. Kitabı hangi türde değerlendirirseniz o konuda bir ana fikir bulursunuz . _Spoiller_ Olaylar teknolojinin çok geliştiği ama insalığın bir türlü gelişemediği bir çağda geçiyor .Evreni yöneten bir İmparator ve belirli gezegenlerde yaşayan hanedanlar var. Her gezegen farklı özelliklere sahip. Dune diğer adıyla Arrakis gezegeni bir çöl gezegenidir. Su yokluk sınırındadır.Gezegenin yerli halkı toplumsal özellikleri olan bir ırk değil bir kaç değersiz grup olarak horgörülmektedir. Aynı zamanda gezegende üç kilometreye kadar büyüyebilen çöl solucanları var , yıkıcı fırtınaları da unutmamak gerek. Tüm bu özelliklerin yanında Arrakis en gözde gezegendir. Sebebi melanj baharatıdır. Melanj ömrü uzatıp geleceği görme yetisi kazandıran solucanların ürettiği bir baharattır, aynı zamanda bağımlılık da yaptığı için kullananların bırakamayacağı bir uyuşturucudur. Kum solucanı , fırtınalar, baharat , susuzluk... bu tehlikeli döngünün içinde yerli halkın ya nesli tükenecek ya da zor koşulllarda yaşamayı öğrenip yediden yetmişe güçlü bir halk olacaklardı. Sadece bedenleri değil ruhlarıda güçlenmiş bir halk, dünyevi arzulardan arınmış, gelecek nesillere bol yeşillikli bir gezegen bırakma gayeleri var gezegenin kontrolunu alıp hayallerini gerçekleştirmek için tek eksikleri ,sürekli kehanette söz ettikleri mesih liderdir ... -Spoiller- Frank Herbert'ın araştırmacı kişiliği ve keskin zekası , hayal gücü ile birleşince ortaya Dune gezegeni çıkıyor. Yazar  hakkında çok şey bildiği Oregon Çölünden ilham alıp bir çöl gezegeni yaratıyor. Jung psikolojisi ve Zen Budizmiyle ilgili olan
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Zehra Yumna YILDIZ
Her zaman okuduğun kitapların incelemesini - okuduklarından daha çok merak edişim, kaleminin meyvesinde ki lezzetti almak istediğimdendir herhalde.. :) kalemin keskin olsun.
Puan vermedi·124 syf.·
2018 57. kitabı
Sevgili Doppler; Geçen gün fuardaydım. Neredeyse tüm standları  inceledim. Beğenip aldığım, daha önce mutlaka kitaplığımda olmalı dediğim kitaplar aldım ve senin hikayeni. Seni diğer iki seçeneğin dışında tutuyorum çünkü seninle ilgili ne bilgim vardı ne de aşinalığım sanki standtan beni çağırıyordun, öyle yoğun bir enerjin vardı ki hikayeni alır almaz okumaya başladım.   Yeni insanlar tanımayı , keşfetmeyi seviyorum Doppler . Ben senin aksine onlardan kaçıp , nefret etmiyor , büyük bir çoğunluğunu hazine olarak görüyorum. Ama seni de anlıyorum. Sen başarılı , yaşam standartları yüksek birisin. Muhtemelen hayalini kurduğun herşeyi  gerçekleştirmişsin. Hayaller bitince boşluk başlar. Zamanla kendini dinlemeyi bile unutmuşsun. Ruhununa yabancılaşmış bir zavallı olmuşsun . Taki hayat sana ikinci şansı verene kadar. Evet Doppler sen yürüyen bir ölüydün, ormanda bisikletten düşünce dirildin. Sadece dirikmekle kalmadın, kendinle de tanıştın.Bu da yanlızlığın hazzını yakaladıktan sonra oldu. Eline geçen bu ayrıcalıklı fırsatı değerlendirip yüzlerce insanın hayal edip yapamadığı şeyi gözü kara yaptın. Takdire şayan bir davranış Doppler . Sen de kendini tebrik ediyor musun yoksa yeni mutluluğunun içinde tekrar sarhoş mu oldun . Bana sorarsan tekrar sarhoş oldun ama net bir yargıya varmak da istemiyorum . Tekrar düşünüyorum da nasıl sarhoş olmayasın ki, fazla gelişmişlikten, sürekli başarı odaklı hayattan, gereksiz tüketimden ve bunun şeklinden , şehrin kalabalığından nefrete boğulmuş sen , ormanı ve kendini keşfediyorsun. Cesaretinden ilham alanlar oldu ve olacaklar.Ama bu senin umurunda bile değil , ikinci bir yaşam hazzını yakaladıktan sonra sevdiğin insanları  bıraktın ve bunu vicdanında tartmadın bile . Doppler sen bencil ve umursamaz, medeniyete düşman , amacına giden her
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,7bin okunma
Zehra Yumna YILDIZ
çok çok güzel bir inceleme yazısı olmuş. / kitabın kendisinden çok inceleme okumama sebep olacak sanki:)