Gündelik yaşamımızı yönlendiren davranışlarımızın kökenlerini inceleyen “Ezbere Yaşayanlar'ın” amacı, akademik dünya ile normal insanlar arasında bir köprü kurmak ya da başka bir deyişle fildişi kulesinden aşağı bir merdiven sarkıtmak. Anlaması zor cümleler ve şatafatlı terimlerin arkasına saklanmış orijinal fikirlerin hayatta karşılığı olduğunu göstermek.
Entelektüalitenin insanların kafasına karmaşık ifadeler, genelleyici aforizmalar ve cafcaflı kavramlar atmak olmadığını belirtmek.
Kıyafetlerimizde gösterdiğimiz cesareti ve seçiciliği okuduklarımızda, dinlediklerimizde
ve izlediklerimizde sergilemekten imtina etmemiz aslında dış görünüşümüzde vermeye hazır olduğumuz tavizleri içselleştirmekte ne
kadar isteksiz olduğumuzun da gönülsüz bir itirafı.
Cesaret, daima cesaret ve sürat, sürat, daima sürat... İnsan, kıyıyı gözden kaybetme cesareti olmadan yeni denizler keşfedemez. Hedefler ele geçiremez, hayat da ahıra halı sermeden öteye gitmez...
Her şey, insanın doğasına, doğru hedefler seçmesine, ruhunu dingin tutmasına, azim ve çalışkanlığına bağlı. Tutulan şey kopartılıp alınmalıdır. Eksik irade ile sadece küçük hedeflere ulaşılır. Heyecan ölmemelidir. Heyecan ölürse her şey ölür...