AZİMET-RUHSAT ve TARİHSELCİLERİN ANLAYIŞI...
(...) Bir diğer örnek, Mekke dönemi hükümleri ile Medine dönemi hükümleri arasındaki ayrımdır. Öztürk’e göre Mekke döneminde gelen hükümler daha çok Tevhid, İmân, Ahlâk, Sabır, Güzel mukabele, Sulh, İnfâk ve Temel Kulluk Şuuru gibi küllî ve tarih-üstü nitelikteki ilkelerdir. Medine döneminde ise evlilik, boşanma, muamelat, cezalar, savaş, toplumsal düzen ve hukuk gibi daha cüz’î ve fer‘î düzenlemeler öne çıkar. Bu ayrım üzerinden Öztürk, Kur’ân’ın her hükmünün aynı düzeyde tarih-üstü kabul edilemeyeceğini; bazı hükümlerin doğrudan belirli toplumsal ve tarihsel şartlara cevap olarak geldiğini savunur. Bu çerçevede verdiği daha müşahhas örneklerden biri infak-zekât ilişkisidir. Öztürk’e göre Mekke döneminde infak mutlak ve sınırsız bir ahlâkî talep olarak vazedilmiş, yâni kişinin zarurî ihtiyacından fazlasını Allah yolunda sarf etmesi ideal olarak ortaya konmuştur. Fakat “herkesin bu yüksek ahlâkî seviyeyi taşıyamaması sebebiyle” Medine döneminde mali yükümlülük daha belirli, sınırlı bir forma kavuşmuş; zekât, herkes için zorunlu mali ibadet olarak belirlenmiştir. Böylece ona göre Mekke’deki azimet hükmü ile Medine’deki ruhsat veya kayıtlayıcı düzenleme arasında tarihî ve sosyolojik bir farklılaşma vardır. -REHA KANSU, "Tarihselcilik ve İslâma Muhatap Anlayış", -I. Mustafa Öztürk’ün Dilinden Tarihselciliğin İddiaları-, besincidevre.org, 18 Haziran 2026-
İslam'da Tarihselcilik
Sabır: Varolma Mücadelesi
عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ أَنَّ نَاسًا مِنَ الْأَنْصَارِ سَأَلُوا رَسُولَ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) فَأَعْطَاهُمْ ثُمَّ سَأَلُوهُ حَتَّى إِذَا نَفِدَ مَا عِنْدَهُ قَالَ: “… مَنْ يَصْبِرْ يُصَبِّرْهُ اللَّهُ وَمَا أُعْطِيَ أَحَدٌ مِنْ عَطَاءٍ خَيْرٌ وَأَوْسَعُ مِنَ الصَّبْرِ.” Ebû Saîd el-Hudrî"den nakledildiğine göre, ensardan bazı kimseler Resûlullah"tan (sav) (bir şeyler) istediler. O da verdi. Sonra tekrar istediler. Allah Resûlü de yanındakiler bitinceye kadar verdi ve şöyle buyurdu: “…Kim sabrederse, Allah ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir.” (M2424 Müslim, Zekât, 124)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Müslüman olan, kendisine yeteri kadar rızık verilen, Allah’ın kendisine verdiği nimete kanâat eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir.” (Müslim, Zekât, 125)
Din İslam
*ÂB-I HAYAT - 4867* Büyükler buyurdular ki; Bir mümin size bir şey sorarsa, aradan kendinizi çekin. Bir menfaat aklınıza gelse, o cevap doğru dahi olsa sonu felaket olur. Hiç menfaat aklınıza gelmese yine Allahü tealanın rızası nerededir diye düşünerek aradan çekilip söylemek lazımdır. Bir yaşlı adam berbere gitmiş. Berber de o anda birisini tıraş ediyormuş. Berber; oğlum benim param yok, beni Allah rızası için tıraş eder misin demiş. Berber, tıraş etmekte olduğu adamı kaldırmış, hemen bu yaşlı adamı koltuğa oturtturmuş. Diğer adam, sıra bende idi, neden beni kaldırdın demiş. Berber, seni para için tıraş edecektim, bu dedeyi Allah rızası için tıraş edeceğim. Hiç Allah rızası parayla değiştirilir mi, demiş. Tıraştan sonra berber bir de yaşlı zata iki kese vererek, yaptığın duaya karşılık gelmez ama baba sen fakirsin, garipsin, lütfen bunları kabul et demiş. Bir ay sonra dede tekrar berbere gitmiş. Baba yine tıraş mı? Dede, yok, borcumu ödemeye geldim, demiş. Bunun üzerine berber; baba, ben onları sana Allah rızası için verdim, zaten ben alacağımı aldım, ben Rabbimin rızasını hiçbir şeyle değiştirmem demiş. *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
Muahhir | el-Muahhir İsminin Anlamı Muahhir isminin lügat anlamları: Muahhir ise geride bırakandır anlamındadır.. Kur’an’da geçmemiş, meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmiştir. EL-MUAHHİR: Tehir eden, istediğini erteleyen, geriye bıra­kan; takdimi hak edeni takdim edip ileri geçiren; tehiri hak ede­ni tehir edip erteleyen, geri bırakan. Allah (c.c), kullarının yaptığı hayır hasenat ve dua gibi veya diğer bazı işleri esas alarak veya hiçbir şeye de bak­mayarak, doğumlarını, ölümlerini, rızıklarını veya başla­rına gelecek herhangi bir şeyi geciktirebilir. Kıyameti de geciktirebilir veya öne alabilir. Çünkü bu konuda tek yetki kendisine aittir. Bir hadisi şerifte sadakanın ömrü uzattığı ve duanın da kaderi değiştirdiği vurgulanmaktadır. Bunu daha önceki konularımızı da işlerken gördük. Dolayısıyla kullar olarak bize düşen Rabbimizi unutmadan, ona dua edip yalvarmak ve yakarmak ve ne halde olduğumuzu, neye ihtiyacımız olduğunu bildirmektir. Elbette ki Allah bizim neye ihtiyacımız olduğunu bilir bilmesine ama bi­zim istememiz önemlidir. Çünkü kul hesap verecek ve bunlardan isteyip istemediği şeylerden olacaktır. Bu yüz­den istemeli ve hayırlı isteklerde bulunmalıyız. Hakkımız­da hayırlısını istemeliyiz hem de. Aksi halde ne imanın, ne ibadetin, ne imtihanın anlamı kalırdı ne de dualarımızın veya yaptığımız hayırların… Muahhir isimlerinin ıstılah anlamları: Muahhir; hikmeti gereği bazı kullarını geride bırakandır. Muahhir; kimi varlıkları sonra yaratandır. Muahhir; kimi kullarını zekâ, akıl ve beden yönünden geride bırakandır. Muahhir | el-Muahhir Dualar ve Zikirler EL-MUAHHİR isminin zikri (846) adettir. Zikir saati Zu­hal; zikir günü Cumartesi’dir. Cumartesi Zuhal saati, sabah erken ve ikindi sonrası ile gece yarısı. Muahhir | el-Muahhir esmasıyla yapılacak
Din İslam
💌✨Kıymetli Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa ﷺ şöyle buyurdu; “Sadaka vermekte acele ediniz çünkü belâ, sadakanın önüne geçemez..💌✨ ❣Suyun ateşi söndürdüğü gibi,sadaka da günahın azâbını söndürür..💌✨ ❣Sadaka, Allâh-u Teâlâ'nın gazâbını söndürür ve kişiyi kötü ölümden uzaklaştırır..🌹” 💎~Kaynaklar;Heysemî, III, 110/ Tirmizî, Îmân, 8/2616, İbn-i Mâce, Fiten, 12/ Tirmizî, Zekât, 28/664✨ 🄽🅄🅁🄻🅄 🄶🅁🄲🄴🄻🄴🅁..✰✿
Din İslam