Mehmet Aldemir, Kime Çektim Ben Bilmem ki'yi inceledi.
14 May 12:12 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Yaşınız 30larda veya 30a yakınsa, 90lı yılları özlüyor ve o günlerle ilgili konuşmaktan, hatıraları anmaktan zevk alıyorsanız tam size göre bir kitap: Kime Çektim Ben Bilmem Ki...

Türk halkının genel özelliklerini, orta sınıf vatandaşı çok iyi çözümleyen ve mizah unsurlarıyla birlikte bize tekrar sunan, çoğumuzun radyo programları sayesinde tanıdığı Zeki Kayahan Coşkun; bu kez ağırlıkla çocukluk anılarından bahsediyor biz okurlarına. Önceki kitaplarında annelerimizin özlü sözlerini, geleneksel adetlerimizin komik tarafını, tipik Türk halkını anlatmıştı bize. Bu kez bizi geçmişe, özellikle 90lı yıllara götürüyor "Zekirdek".

Kitabın hoşuma gitmeyen 1. yanı; anı ve hikayelerin büyük bölümü çocukluk anısıyken, araya radyoculuk anıları da serpiştirilmiş. Bu da kitabın konu bütünlüğünü veya formatını bozmuş bence. Keşke tüm öyküler çocukluk anılarından oluşsaymış...

Bu kitabın, ve Zeki Kayahan Coşkun'un diğer kitaplarında da genelde olan, beğenmediğim 2. yanı ise hikaye bitişlerinde oldukça fazla sayfa boşluğunun olması. Kitap 150 sayfa ise okuduğunuz sayfa en fazla 100 oluyor. Kitabın sayfa sayısı arttırılmak için mi, ticari amaçlı mı yapılmış bilmiyorum. "Ticari amaçlı mı acaba" sorusunu da bir kitaba veya filme yönelttiğimde ister istemez o eserden soğumaya başlıyorum. Kitap 60 sayfa olsun, bizim olsun, samimî olsun yeter ki. Yazarın samimiyeti bu kitapta da var halbuki. Bu samimiyet teknik açıdan da süslenirse daha hoş olacak, diye düşünüyorum.

Kitabın samimiyeti kendimizden anılar, hikayeler bulmamızdan ve Zeki'nin mizahi uslubundan kaynaklanıyor tabi ki. Kitapta geçen bayram kutlama hikayesi, bire bir kendi yaşadığım bir anı olduğu için ister istemez hoşuma gitti ve gülümsetti. Sabahın körü geçtikten sonra yani saat10 gibi tanımadığım komşularla bayramlaşmaya çıkmıştım. Bayram sabahı saat 10'da hiçkimsenin uyumaması lazımdı benim çocuk aklıma göre. O yüzden uzun uzun bastım zile; ama ne açan var ne duyan. Kimse yok diye aşağı inerken atletli, biyıklı ve sinirli bir amca açtı kapıyı. "Ne var lan" diye bağırdı haliyle, haklı adam. "Bayramınız kutlu olsun" diyebildim en kısık sesimden. Buraya kadar hikayemiz neredeyse aynı ZKC ile. Benim amca biraz insaflı çıktı, "heee iyi o zaman" dedi ve pijamasının cebinden mi, fortmantodan mı, vestiyerden mi, komidinden mi hatırlayamadığım bir yerden çıkardığı 3 tane 10 kuruşu verdi bana. Bu on kuruş günümüzdekiyle aynı değerde olacakmış ki bir sakız bile alamayacağımı keskin matematiğimle hemen hesapladım. Sinirli amca kapıyı kapattıktan sonra kapının eşiğine geri bıraktım paraları. Buradan o amcaya selam olsun, kesin okuyordur şu an çünkü. Aha da rezil ettim seni amca, daha da yapmazsın artık böyle şeyler, bak önümüz yine bayram:)

Sonuç olarak kitap eminim ki size de birçok anınızı hatırlatacaktır. Kafa dağıtmayı sağlayan, yer yer gülümseten, kısa sürede okuyacağınız eseri tavsiye ediyor, eğlenceli okumalar diliyorum...

BuMesele.com, Bu Çocuk Kimin?'i inceledi.
15 Mar 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Akşamüzeri “Zekirdek” ve gece “Matrax” radyo programlarını dinleyenler; yazarın kelimelerin doğru kullanımlarına ne denli önem verdiğini bilirler. Kitapları için de aynı şey geçerli.
Yirmi bir adet kısa yazıdan oluşan kitap, çok başarılı bir eser. Kitaptaki hikayelerin her biri, çocukluk günlerini, utanma duygusunu, merhametli olmayı hatırlatan, duygu dolu anlar yaşatmayı başaran hikayeler.
http://www.bumesele.com/...zeki-kayahan-coskun/