Kime Çektim Ben Bilmem ki

·
Okunma
·
Beğeni
·
408
Gösterim
Adı:
Kime Çektim Ben Bilmem ki
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059878784
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Puksavida Yayınevi
Zeki Kayahan Coşkun'un öykü kitabı, ayrılmaya bir türlü razı olmadığı oyuncaklar, fotoğraflar, mektuplar ve pek çok küçük eşyayla dolu, kalbinin en derin köşesinde taşıdığı bir kutu gibi...

Yazarın biriktirdiği hissi senetlerin borsası sayfa sayfa açılıyor önümüze... Anılar kumaşından elbiseler diken usta bir terziyle karşı karşıyayız.

Arkadaşlıklar, aile, okul... Ve bir çocuğun gözünden İstanbul... Kendimden çok şey buldum öyküleri okurken...

Kirlenmiş, bir köşeye atılmış, buruşuk anıları temizliyor Zeki Kayahan Coşkun. Lekelerini çıkarıyor, kırışıklıkları ütülüyor, yaşama sevinci kokusuyla bize geri veriyor.

Duygu gardırobunuzdan çok şey bulacaksınız bu kitapta... İçinizdeki boş askılar artık üşümeyecek!

Sunay Akın
160 syf.
·1 günde·7/10
Yaşınız 30larda veya 30a yakınsa, 90lı yılları özlüyor ve o günlerle ilgili konuşmaktan, hatıraları anmaktan zevk alıyorsanız tam size göre bir kitap: Kime Çektim Ben Bilmem Ki...

Türk halkının genel özelliklerini, orta sınıf vatandaşı çok iyi çözümleyen ve mizah unsurlarıyla birlikte bize tekrar sunan, çoğumuzun radyo programları sayesinde tanıdığı Zeki Kayahan Coşkun; bu kez ağırlıkla çocukluk anılarından bahsediyor biz okurlarına. Önceki kitaplarında annelerimizin özlü sözlerini, geleneksel adetlerimizin komik tarafını, tipik Türk halkını anlatmıştı bize. Bu kez bizi geçmişe, özellikle 90lı yıllara götürüyor "Zekirdek".

Kitabın hoşuma gitmeyen 1. yanı; anı ve hikayelerin büyük bölümü çocukluk anısıyken, araya radyoculuk anıları da serpiştirilmiş. Bu da kitabın konu bütünlüğünü veya formatını bozmuş bence. Keşke tüm öyküler çocukluk anılarından oluşsaymış...

Bu kitabın, ve Zeki Kayahan Coşkun'un diğer kitaplarında da genelde olan, beğenmediğim 2. yanı ise hikaye bitişlerinde oldukça fazla sayfa boşluğunun olması. Kitap 150 sayfa ise okuduğunuz sayfa en fazla 100 oluyor. Kitabın sayfa sayısı arttırılmak için mi, ticari amaçlı mı yapılmış bilmiyorum. "Ticari amaçlı mı acaba" sorusunu da bir kitaba veya filme yönelttiğimde ister istemez o eserden soğumaya başlıyorum. Kitap 60 sayfa olsun, bizim olsun, samimî olsun yeter ki. Yazarın samimiyeti bu kitapta da var halbuki. Bu samimiyet teknik açıdan da süslenirse daha hoş olacak, diye düşünüyorum.

Kitabın samimiyeti kendimizden anılar, hikayeler bulmamızdan ve Zeki'nin mizahi uslubundan kaynaklanıyor tabi ki. Kitapta geçen bayram kutlama hikayesi, bire bir kendi yaşadığım bir anı olduğu için ister istemez hoşuma gitti ve gülümsetti. O anımı ben de sizlere aktarayım. 80'lerin sonu, 90'ların başı... Sabahın körü geçtikten sonra yani saat10 gibi tanımadığım komşularla bayramlaşmaya çıkmıştım. Bayram sabahı saat 10'da hiçkimsenin uyumaması lazımdı benim çocuk aklıma göre. O yüzden uzun uzun bastım zile; ama ne açan var ne duyan. Kimse yok diye aşağı inerken atletli, biyıklı ve sinirli bir amca açtı kapıyı. "Ne var lan" diye bağırdı haliyle, haklı adam. "Bayramınız kutlu olsun" diyebildim en kısık sesimden. Buraya kadar hikayemiz neredeyse aynı ZKC ile. Benim amca biraz insaflı çıktı, "heee iyi o zaman" dedi ve pijamasının cebinden mi, fortmantodan mı, vestiyerden mi, komidinden mi hatırlayamadığım bir yerden çıkardığı 3 tane 10 kuruşu verdi bana. Bu on kuruş günümüzdekiyle aynı değerde olacakmış ki bir sakız bile alamayacağımı keskin matematiğimle hemen hesapladım. Sinirli amca kapıyı kapattıktan sonra kapının eşiğine geri bıraktım paraları. Buradan o amcaya selam olsun, kesin okuyordur şu an çünkü. Aha da rezil ettim seni amca, daha da yapmazsın artık böyle şeyler, bak önümüz yine bayram:)

Sonuç olarak kitap eminim ki size de birçok anınızı hatırlatacaktır. Kafa dağıtmayı sağlayan, yer yer gülümseten, kısa sürede okuyacağınız eseri tavsiye ediyor, eğlenceli okumalar diliyorum...
160 syf.
·Beğendi·8/10
Tek oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap. Suratınızdan gülümseme hiç eksilmeyecek . Çünkü kendi çocukluğunuz canlanacak gözünüzde . Geçmişinize dönüp göz kırpacaksınız . . Ve hele birde ''zeki kayahan" ın radyo programını (matrax) dinliyorsanız , bir kaç sayfa çevirdikten sonra zekinin sesi devreye girecektir :) size kendi sesiyle bu kitabı okuyormuşçasına his verecektir . Ve bu hazzınıza haz katacaktır :) .
160 syf.
·Puan vermedi
Doğum günü paketinden çıktığında mutluluktan havalara uçmuştum.Hic kimseye söyleyip istemediğim kitap ellerinin içinde duruyordu.Bir çırpıda okudum.Biraz kızdım kendime hemen bitirdim diye ama artık olan olmuştu.Hemen radyoyu açtım ve ordaydi.Sesi geliyordu odama yayılıyordu.Yuzumdeki anlamsız gülüşümün nedeni onun elleriyle yazdığı satirlardi.İyi ki ordaydi.O bizim hep yani basimizda.Seni seviyorum Zekkkkkk(Dinleyen bilir!)
160 syf.
·10/10
Soguk bir geceydi saat 12 yi gecmisti yil 2008 aylardan mart ayi yatagin icinde yorganin altinda dinledigim bir radyo programi araciligi ile kendisi ile tanismistim ZKC ile.Ogunden bu gune aralik versemde ki hayat sartlari hala dinlemekteyim matrax i.Sen cok yasa ZKC.sewgilerle...
160 syf.
·2 günde·6/10
Okurken yüzümdeki sırıtış hiç kaybolmadı. Okul yıllarımın kıyıda köşede kalmış anlarını tekrar yad etmeme vesile oldu. Buruk bir hüzün duydum bu yüzden. Eski zamanların güzel fotoğraflarını çekiyor bu kitap ve Zeki hayatı o çerçevenin içerisine sığdırabilmiş, ilk denemesinde olduğu gibi.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Birkaç saat içinde okuyabileceğiniz kitap, kimi zaman yüzünüzde tebessümler oluşturacak, kimi zaman içinizi burkacak. Sizi çocukluk yıllarınıza götürecek. Yaşadığınız benzerlikler size yalnız olmadığınızı hissettirecek.
http://www.bumesele.com/...zeki-kayahan-coskun/
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Zeki Kayâhan Coşkun'un okuduğum ilk kitabı. Kitabı okurken çocukluğunuzun o ince anılarına dokunmaması mümkün değil. İnsan, geçmişine, bulunduğu noktadan baktığında olaylara farklı bir göz ile bakabiliyor ve gülümseten olayları acaba ben mi yapmışım demeden edemiyor. Teşekkürler.
"Gökten üç elma değil de...Şöyle yarım ekmek İzmir usulü,iri kıyım,bol kekikli,hafif acılı kokoreç düşse fena mı olurdu?Pilav üstü kokoreç ne ya?
Zeki Kayahan Coşkun
Sayfa 96 - Puksavida Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kime Çektim Ben Bilmem ki
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059878784
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Puksavida Yayınevi
Zeki Kayahan Coşkun'un öykü kitabı, ayrılmaya bir türlü razı olmadığı oyuncaklar, fotoğraflar, mektuplar ve pek çok küçük eşyayla dolu, kalbinin en derin köşesinde taşıdığı bir kutu gibi...

Yazarın biriktirdiği hissi senetlerin borsası sayfa sayfa açılıyor önümüze... Anılar kumaşından elbiseler diken usta bir terziyle karşı karşıyayız.

Arkadaşlıklar, aile, okul... Ve bir çocuğun gözünden İstanbul... Kendimden çok şey buldum öyküleri okurken...

Kirlenmiş, bir köşeye atılmış, buruşuk anıları temizliyor Zeki Kayahan Coşkun. Lekelerini çıkarıyor, kırışıklıkları ütülüyor, yaşama sevinci kokusuyla bize geri veriyor.

Duygu gardırobunuzdan çok şey bulacaksınız bu kitapta... İçinizdeki boş askılar artık üşümeyecek!

Sunay Akın

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • Kadriye Akçeşme
  • Aylin
  • Esra
  • RUMEYSA KANDEMİR
  • Sevcan Özkılınç
  • Remziye Arı
  • Korhan
  • Elif Honça
  • Tuğçe Bulut
  • Ayşe Gökmen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45 (9)
9
%10 (2)
8
%10 (2)
7
%25 (5)
6
%10 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0