Bu kitabı diğer kitaplarından daha başarısız buldum ne yazık ki. Çok fazla mantık hatası vardı.
SPOİLER
Özellikle sonunda cinayetin gömü yeri dedektife anlatıldığı halde, orada olay yeri inceleme yapılmamasına çok şaşırdım. Gitseler başka bir sürprizle karşılacaklardı oysa ki. Bu mantıksız bitişi Freidaya yakıştıramadım.
Kitap akıcı fakat okunması zordu. Beni tek düşündüren acaba ben de depresyonda mıyım sorusuydu. Bana hitap etmedi diyebilirim. Yazar çirkin olduğundan o kadar çok bahsetti ki, Google'da resmini arattım. Oysa ne kadar güzel bir kadınla karşılaştım :( Keşke kendisine bu kadar sert davranmasaydı ama depresyon belki de gerçeklik algımızı bozuyordur.
Kimi gerçekler insanın yüzüne çarpar, yaban bana tam da bunu yaptı. Kitabı bitirdiğim halde hala etkisinden çıkamıyorum. Senelerdir Anadolu'daki sosyolojik yapıyı kafamda çözemiyordum, şimdi sebebini bu romanla daha iyi anlıyorum. Değişmek istemeyen, ufku dar, çıkarcı ve bencil insanı bataklığından kurtaramazsınız. Ahmet celal nasıl kurtaramadıysa, biz de kurtaramıyoruz. Ne acı ve ne hazin...
Çıtır çerez bir kitaptı. Fazla derinliği yok.
Olaylar çok yavaş ilerliyor, A kim belli olmuyor. Devam serisini okumak yerine dizisi daha eğlenceli olabilir.
Cutler Serisi 4. Kitap
Kitap Christie 16. doğum günü kutlaması için hazırlanırken başlıyor. Jimmy ve Dawn'ın 9 yaşında bir oğlu var, adı Jefferson. Philip ve Betty'nin ikizleri var, bir erkek ve bir kız.
Bir gün makine dairesinde Philip jimmy ile kavga edip başına vuruyor ve gazı açıyor, Dawn gaz kokusu için aşağı indiğinde bulundukları yer patlıyor. Jimmy ve Dawn ölüyor.
Philip, Betty ve ikizler, otelde yaşadıkları için Dawn'ın evine taşınıp Christie ve Jefferson’un varisi oluyorlar.
Philip Christie'yi Dawn’a benzetip ona aşık oluyor ve bir gece odasına gelip ona tecavüz ediyor. İlk kitapta da Dawn’a etmişti.
Christie Jefferson'ı alıp gerçek babasını bulmak için New York'a kaçıyor. Babası eve dönmesini ve mirasını almasını söyleyen yıkık bir sarhoş. Christie babasından ayrılıp Jimmy'nin üvey kardeşi Gavin'i arıyor, O NY'ye geliyor ve The MEadows'a gidiyorlar.
Çatının Sırları'nda geçen Meadows, bu sefer Dawn’a hapishane olmuşken, kızı Christie için bir sığınak oluyor. Bu metafor gerçekten güzeldi.
Meadows'ta, Charlotte ve Luthor onları içeri alırlar. Mutlu mesut yaşarken, Fern gelir. Christie'nin Philip tarafından tecavüze uğradığını öğrendikten sonra bile, onları teslim etme tehditleriyle hayatlarını cehenneme çevirir.
Bir gün Jefferson kendini paslı bir çiviye kesip hastalanır. Hastanede Philip’e haber verilir. Philip onları eve götürmeye karar verir. Gavin ailesine geri dönmek zorunda kalır. Eve döndüğünde, Christie tekrar saldırıya uğrar ve yardım için büyükannesinin kocasına koşar. Avukat olan adam Philip ve karısını tutuklattırır.
Christe, jefferson ve gavin mutlu bir sona ulaşır.