Mutlu olma ihtimalimiz yaradılışımızla kısıtlanmıştır hep. Mutsuzluğu deneyimlenen ise çok daha kolaydır. Üç taraftan bastıran ıstırap tehdidi sarmalar bizi : İlki kendi bedenimizden kaynaklanan ıstıraptır. Zayıflayıp yok olmaya mahkum bu his , uyarı işaretleri ağrı ve kaygı olmadan yapamaz. İkincisi dış dünyadan kaynaklanır ve üstümüze ezici , merhametsiz yıkım güçleriyle saldırır. Üçüncüsü ise diğer insanlarla ilişkilerimizden kaynaklanır. Bu sonuncusunun verdiği ıstırap bizim için belki de hepsinden daha sancılıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1970’ten 2000’li yılların başına kadar kısa öykü türünün önemli temsilcilerinden olan Tomris Uyar öykülerinde bireyi ve toplumu temele aldığı bir düzlem oluşturmuştur. Dönemine ait sosyal olurlar , bireyin varoluşu , varoluşsal sıkıntılarını farklı perspektiflerden ele almıştır. Postmodern bir yazar dersem yanlış olmaz çünkü eserlerinde postmodern teknikleri kullandığını görüyoruz. İçinde bulunduğumuz sosyal durumun bizi nasıl etkilediğini yansıtmak onun eserlerinin temel unsurudur. Sanki onun eserlerindeki her karakter hayatta bir şekilde bir yerde sıkışmış kalmış insanlardır.
Tomris Uyar’ın okuduğum ikinci kitabı #sekizincigünah oldu. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere yazar bizim 7 büyük günahımıza bir yenisini daha ekliyor. Bu sekizinci günahı direkt bir hikaye başlığı altında vermemiş. Bazı öyküleri anlamakta güçlük çeksem de yazarın kendine has oluşturduğu bir tarzı var. Dili kullanımını ve aktarımını sevdim. Kapalı metinlerden oluşsa da sevgi ve günah kavramlarına başka bir boyuttan bakışını sevdim açıkçası. Okurken hissettiğim sanki tüm günahlar birbirine geçmiş gibiydi. Tam olarak net bir şekilde anlaşılmıyor çünkü.
Sekizinci GünahTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 2018677 okunma