Kişi ne zaman döngüden çıktığını hissetse farkında varmadan bir anda kendini yeni bir döngüde bulabilir. İşte burası dönüm noktasıdır; çünkü insanların iyileşmeye başladıklarında gittikleri ilk yer travmalarıdır. Kişiler, aynı şeyleri yeniden yaşayacak mıyım diye kendilerini denemek isterler.
Çocukluğundan beri annesiyle özdeşim kurmuş bir çocukluk geçiren kişi bir gölgeye ihtiyaç duyar. Çocuk annenin baktığı yeri görmek ve anneden biraz uzaklaşmak ister. Uzaklaştığı yerde gölgesinde dinlenip, sırtını yaslayacağı bir baba arar.
Yeni tanıştığınız kişinin davranışları karşısında bir izleniminiz oluşur, henüz çok kısa vakit geçirmenize rağmen o kişiye dair güvensizlik hissedebilirsiniz. Tanışmanın ilk saniyelerinde oluşan intibanın değişmesi çok zordur ancak bunun zihinsel süreçlerin işleyişinin sabit olmasıyla ilgisi yoktur. Değişimin zor olmasının sebebi hissettiğiniz ilk bilginin size ait olmamasıyla ilgilidir. Daha sade bir anlatımla sizin öyle hissetmenizin sebebi, anneniz ve babanızın da böyle bir durum karşısında benzer şeyler hissetmesi ve sizin de bu gibi durumlara tanık olmanızla ilgili olabilir.
"Neden Hep Ben?" sanırım bir çoğumuz gibi ben de başlığına kapılıp aldım kitabı elime. Eğer travma ile ilgili okumalar yapıyorsanız kitap basit, anlaşılır ve bildiğimiz bazı kavramların derlenerek döngüler perspektifinden anlatımı şeklinde gelecektir okuyucuya. Ancak yavaşlamak, belki de adım adım gündelik hayatta çok da ilişkilendirmediğimiz ebeveyn tutumlarına bakmamızı sağladığı için açık ve yalın bir perspektif sunduğunu düşünüyorum. Ayrıca Transaksiyonel Analiz ego durumları ile ilişkilendirilen kısımlar kendimize ego durumları ve insanların oynadığı oyunlar bağlamında bakmamızı sağlıyor. 1 günde elimden bırakmadan bitirmeyi isteyeceğim kadar akıcıydı. Temel düzeyde travmatik deneyimlerle ilgili okumalar yapmak isteyen okuyuculara tavsiye olunur.
Neden Hep Ben?Selçuk Tokaç · Küsurat Yayınları · 202345 okunma