Zeliha Yur

Zeliha Yur
@zelisyur
"Hayatınızın üstünde hep bir gökyüzü parçası bulundurmaya çalışın."
Geçmiş güzellikleri hatırlamak mutlu etmiyordu insanı, aksine bir daha yaşanmayacağını bilmenin hüznüyle dolduruyordu.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ama bu çağ kendini aptallığa, zaten belli olana, yüzeyselliğe adamış durumda, gerçek bu. Oysa tam tersi olmalıydı: O kadar iğrenç ya da o kadar aşağılık eylemler vardır ki, sırf gerçekleştirilmeleri bile onları gerçekleştiren insana duyabileceğimiz her türlü merakı, günümüzde aptalca yarattıkları, uyandırdıkları merakı ortadan kaldırmaya yetmeliydi. Benim durumumda öyle oldu; benim durumum, benim hayatım söz konusu olduğu halde. O eski dostumun bana yaptığı şeyin hak verilecek bir yanı yoktu; dostluk açısından o kadar vahim ve kabul edilemez bir şeydi ki, onunla ilgili her şey bir anda ilgi alanımdan çıktı: bugünü, geleceği ve ben de içinde olduğum halde geçmişi. Daha fazla bir şey öğrenmemin gereği yoktu, ayrıca öğrenmeye hevesli de değildim.
Günümüzde herkes bir seri katilin ya da toplu cinayet işleyen bir katilin art arda ya da toplu halde cinayet işlemesinin, tecavüz koleksiyoncusunun koleksiyonunu sürekli çoğaltmasının, bir teröristin ilkel bir dava adına herkesin hayatını hiçe saymasının ve mümkün olduğunca fazla sayıda hayata son vermesinin, bir zorbanın sınır tanımadan zorbalık etmesinin, bir işkencecinin ister bürokrasi ister sadizm adına olsun sınır tanımadan işkence yapmasının sebeplerini merak ediyor. Nefret uyandıran şeyi anlama saplantısı var, aslında nefret uyandıran şeye marazi bir hayranlık besleniyor ve böylece nefret uyandıran kişilere de müthiş bir lütufta bulunuluyor. Ben çağımızda herhangi bir nedenle hak verilemeyecek bir şeye beslenen bu sonsuz merakı paylaşmıyorum; isterse bin farklı açıklama bulunsun; psikolojik, sosyolojik, biyografik, dinsel, tarihsel, kültürel, milliyetçi, politik, yaradılış özelliği, ekonomik, antropolojik, hiç fark etmez. Ben kötü ve zararlı olanı incelemekle vakit kaybedemem; öyle şeyleri çok gördüm, emin ol en iyi ihtimalle vasat derecede ilginç olabilirler, çoğunlukla da hiç ilginç değildirler. Kötülük genellikle basittir, gerçi nüansı takdir edebilecek durumdaysan bazen o kadar da basit değildir.
Sayfa 153·Kitabı okudu
“Olabilir,” demişti, “senin olaylara takılıp kalma eğilimin var. Jacobo, bazı şeylerden kolay kolay sıyrılamıyorsun, bir defteri kapatmayı her zaman bilemiyorsun. Ama her şeyden çok, kendini hâlâ çok genç hissettiğinin bir göstergesi bu. Hâlâ sonsuz vaktin olduğunu, zamanını boşa harcayabileceğini zannediyorsun. Bunu anlamak senin için kolay olmayabilir, ama intikam almaya çalışmak, onun yüzünden daha fazla zaman kaybetmek olacaktı sadece ve hapiste geçirdiğim aylar bana yetmişti. Ayrıca eylemine gecikmeli olarak bir çeşit sebep, sahte bir dayanak, zamansız bir amaç da sağlamış olacaktım. Şunu da hesaba katman gerekir ki, bir hayatın toplamında zaman sırası giderek önemini kaybeder, neyin önce neyin sonra olduğu, eylemlerle sonuçları, kararlarla yol açtıkları karıştırılır. Sonuçta ona gerçekten de bir şey yaptığımı düşünebilirdi, ne zaman olduğu ne fark ederdi, o zaman mezara kendiyle daha barışık giderdi. Ama öyle olmadı. Ben ona hiçbir zarar vermedim, hiçbir şey yapmadım, ne öncesinde, ne sonrasında, ne de o sırada elbette. Belki onun tahammül edemediği, ona acı veren de buydu. Bazı insanlar onlara iyi davranmamızı, sadık olmamızı, onları savunmamızı, desteklememizi affetmezler — bir lütufta bulunmaktan, bir beladan kurtarmaktan hiç bahsetmiyorum bile, lütfu gösteren için idam hükmüne bile dönüşebilir bu; eminim sen de kendi örneklerini bulabilirsin. Sevgi ve iyi niyet bu tür insanları küçük düşürür adeta ya da onlara küçümsendiklerini düşündürür; her ne kadar hayali de olsa borçlu olduklarını, minnet duymak zorunda olduklarını düşünmeye dayanamazlar, bilemiyorum. Elbette bu kişiler tersine bir muameleye maruz kalmak da istemezler, hâşâ, son derece güvensizdirler. Birinin kendilerine kötülük ya da sadakatsizlik etmesini, lütuflarda bulunmayı reddetmesini, onları
Sayfa 154·Kitabı okudu
Daha önce benzer bir durum yaşanmış olsa da hiç kimse gelecek sefer nasıl davranacağını bilemez; önceki deneyimler bizi hiçbir şeye mecbur etmez, tekrarlar dizisine mahkum etmez; dün cömert ve cesur olan kişi yarın ihanet edip tabanları yağlayabilir; ezelden beri namert ve gammazcı olan kişi bugün vefalı ve dürüst olabilir; belki de gelecek bizi geçmişten, bilinmeyen bilinenden, henüz denenmemiş olan reddedilenden, mümkün olan geçip gidenden daha fazla biçimlendirip mecbur eder.
Sayfa 129·Kitabı okudu