nazz

Au revoir - Ibrahim Maalouf
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 01:53
Eğer ki bir Türkseniz, veya kendinizi Türk hissediyorsanız, bu iki kritere de uymuyorsanız bile, ne olursa olsun okumanız gereken bir kitap. Tarihimizi bilmiyoruz, öğrenmiyoruz. Bu vatanın nasıl kazanıldığını derslerde anlatılan kadar sanıyoruz. Kaç kişinin kanıyla yıkanmış, toprağına cesedi karışmış haberimiz bile yok. Türk olarak milletim hakkında çok derin düşüncelere itti beni, ama bir insan olarak da dünya hakkında karamsarlığımı tetikledi. İnsan insana bunu nasıl yapar, karşısındakininin de kanının kırmızı aktığını bile bile, onun da bir annenin evladı olduğunu bile bile cana böylesine nasıl kıyar? Dehşete düştüm, sadece dehşet. Hiçbir şey bilmiyoruz ama hiçbir şey. Bugün hala üzerine bitmez tükenmez tartışmaların yapıldığı çeşit çeşit tarihi olayın yanında Anadolu insanının başına gelenlerin esamesi okunmuyor. Bu kitabı çok uzun bir süre sindiremeyeceğim. Okuduklarım, yapılanlar sindirilecek şeyler değil. Biz sadece o cesur insanlara minnet duyabiliriz, ama o borcu da asla ödeyemeyiz. Sıfırdan bir ülke kurulmuş ya, sıfırdan. Herkes vazgeçmişken vazgeçmemiş tek bir yüreğin ateşine kapılıp alev alıyor Anadolu. Umudun kırıntısı bile kalmamışken öyle bir güç geliyor ki eli silah tutan tutmayan vatanın bir karış toprağı için ayakta duruyor. İnanılmaz bir mücadele okudum ben, tarihte eşi benzeri olmayan, ırkımın hayata tutunuşunu, damarında kan aktığı müddet bir avuç toprağı bile vermeyen bir milletin hikayesi. Tek sözüm var, okuyun. Çare hiçbir zaman manda olmadı. Mandayla da versek savaşıp da kaybetsek toprak onların olacaksa, savaşmadan direnmeden evini düşmanın eline teslim etmek gurura sığar mı? Sığmamış, son kurşun atılana kadar o toprak düşman askerine koklatılmamış. Savaşmadan kaybetmek istememişler, savaşmışlar, ve kazanmışlar. Bir kısmında savaşmaktan
Son CüretYılmaz Özdil · Sia Kitap · 20203,847 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·152 syf.··
2025 59. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 21:35
Adem Havvasız eksiktir. Adem topraksa Havva hayat. Havva olmadan şu dünyanın bir avuç toprağının manası olmaz. Öyle güzel bir dille anlatmış ki Twain, Havva bıcır bıcır, etraftaki her şeye isim veriyor, renklerle ve başka şeylerle uğraşıyor. Günün sonunda herkes Adem gibi yaşayabilir, tekdüze, sıradan, hayatta kalacak kadar. Zor olan Havva olmak, ve hatta kendi Havvanı bulabilmek. Herkes hayat hayatta kalır ama herkes yaşayamaz. Adem dünyayı Havva gibi renkli göremez, Havva olmasa renkten haberi bile olmaz. Havva hayattır, iyisiyle kötüsüyle. Hayat o cennet bahçesinin huzuruyla dolu olduğu kadar elmayı yediren şehvetin cezası gibi ağırdır da. Adem'e kalsa ağaca hiç dokunmazdı, ama Havva hayatın ne demek olduğunu öğrenmek istedi. Günün sonunda hepimiz Havvayız. Arzularımızın oyununa gelip hatalar yaparız. Olsun, anneye çekmişiz. :) İnsanoğlu kusursuz olsaydı Havva o elmayı yemezdi zaten. O elma yenmemiş olsaydı bugün burada olmazdık. Hatalar hayatın en güzel parçası, belki biraz yabancı, ama demem o ki başta Havva da Adem'e yabancıydı. Şimdi bir dünya dolusu çocukları var.
Adem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme ÖykülerMark Twain · Yapı Kredi Yayınları · 20227bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 00:00
notlarim Sayfa 11/ yolda yürümek sadece yürümek değildir aslında o yolda yapılan her eylem yürümeye dahildir. o yolda yürürken beslenmek gerekir beslenme ilerlemeyi etki eden bir eylem gibi görünmeyebilir, ama beslenme olmasa o yürüyüş en başta yapılamaz zaten. syf14/ herkes kendini farklı şekilde korur belki yerin altına gizlenerek belki kendini günbegün ortaya koyarak ama herkes bir şekilde kendini korur çevreden zarar görmeyeceğini umarak. Muşmula ağacı kendini gayet tabi sünüyor meyvesinin yenilmesine izin veriyor ama günün sonunda ishal yaparak gübreli halde toprağa karışıyor bir meyveyle bir sürü ağaca dönüşüyor ufak kayıplar büyük kazançlar doğurabilir kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez Sayfa 17 beden uyumlu olduğu yerde yanıltılamaz hisseder Sayfa 18/ muşmulaıyı eziyor kanını domuz yemesin diye tükürmüyor, yazar niye öfkeli doğaya karşı? ondan dünyayı ve ait olduğu yeri esirgeyenin doğa olduğuna mı inanıyor acaba? Sayfa 29/ yürümeye devam etmek için yürümeye ara vermek zorundayım sayfa 37/ bozma değil yeniden düzenleme olarak düşün sayfa 51/ barınak zayıf olduğu için içeri girmedi ben zayıf olduğum için içeri girdi. Barınak sağlam da olsa zayıf da olsa günün sonunda onu içeri alan yazarın vicdanıydı. Zayıf olan kendisiydi.
Yaşamak - Bir ÇabaHüseyin Kıran · Yapı Kredi Yayınları · 2018196 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 34. kitabı
Ya sizin acımasızlık dediğinize onlar adalet diyorsa? İnsan öyle bir yaratık ki, adalet için incittiği mahkum ona zevk verebilir ve bu acımasızlığı kendi tatmini için mi yoksa adalet için mi yaptığının ayrımını göremez. Şeytanca emri veren yeterince yüksek bir otoriteyse insan bir masumu incitmeye boyun eğebilir mi? İnsanlar normalde karakterlerine ters düşecek şeyleri adalet ve otoritenin adı altında yapabilir mi? Kitapta eski komutan zamanında bu alet kullanılırken insanların gelip izlediğinden bahsediliyor. Belki zevkten, belki baskıdan, belki korkudan izliyorlar ama gerçek şu ki bu zalimce yönteme karşı bir kişi bile ayağa kalkıp bir şeyler söylemiyor. İnsanlar fikirlerini belli etmeleri takdirinde cezalandırılmaktan korkuyorlar. Ama ne zaman ki yeni kumandan geliyor ve onun daha az zalim olduğunu görüyorlar, o zaman fikir belirtiyorlar. Konuşmak için güvenli zamanı bekliyorlar. Aslında bunun zalimce olduğunu bilmelerine rağmen bunca zaman göz yumuyorlar. Subat aygıtın bir adalet sağlayıcısı olduğuna öyle gönülden inanıyor ki "onu kullanmak gerçekten gerekli mi?" sorusunu hiç sormuyor bile. Toplumca inanılan şeyleri sorgulama gereği duyulmaz, mantıktan oldukça uzak olsalar bile. İşin garip tarafı subay bu aygıtın güzelliğine kaptırıyor kendini. Altındaki insanın çığlığını sanki bir melodiden bahseder gibi anlatıyor. Birisinin acı çekmesinden duyulan zevk ve keyif, aslında her insanda bulunan bir duygu. Ama bu olayda bir teselli var. Subayın aldığı keyfi haklı çıkardığı sebep, acı çeken adam bir suçlu, ve acıyı hak ediyor. Bu gerekçe ile subay zalimce içgüdüsünün üstünü örtüyor. Başkasını yargılarsan, sen de yargılanırsın. Başkasını yargıladığın ölçüyle, sen de yargılanırsın. Subay başkası üzerinde nasıl uyguladıysa, kendinde de aynı şekilde uyguluyor
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Yapı Kredi Yayınları · 201910,9bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 15:10
bence bu kitabi özel kılan yazıldığı dönemin bilgi birikiminin eksikliğine rağmen çok kapsamlı ve bir noktada doğru olması. karşılaştırmalar vardı, modern insan dışında hangi canlı türü dişisini öldürür ki? güzel tespitti.
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,9bin okunma