ZENNE
*
fars. zen (kadın)den zenne (kadına yaraşan, kadınca), ince.
Ortaoyunu'nda kadın kılığına bürünerek ortaya çıkan, oyun gösteren kimse.
*
ZERDALİ
*
fars. zerdâlü (sarı erik)dan zerdali. Fars. zerd (sarı), âlü (erik), zerdâlû (sarı erik).
*
ZERDE
*
fars. zerd (sarı)den zerde (havuç, yumurta sarısı, safran, pirinç karışımı pilâv), sarımsı olmasından bu adı aldı, tr. ye değişmeden geçti.
*
Pişirdim pilâv zerde
Başımız girdi derde
*
bir de halk dilinde söylenişi vardır.
*
ZERDEÇAL
*
fars. zerd (sarı) ile çûb (çalı, çöp)dan zerdeçûb-zerdeçâb-zerdeçâv-zerdeçal (hint safranı). (Sayfa: 779)
*
#İsmetZekiEyuboğlu #GenişletilmişVeGüncellenmişYeniBasım
#TürkDilininEtimolojiSözlüğü #SayYayınları
#Zenne #Farsça #Zen #Zerdali #SarıErik #Zerde #Zerdeçal
*
İsmet Zeki EyüboğluTürk Dilinin Etimoloji SözlüğüTürk Dilinin Etimoloji Sözlüğü
Ateşin nabzını ormanlar tuttuğundan beri
Mor renk insana lüzumsuz değil
Zenne bir komutan koyunca suyu yola
Düşman zaferlice uyuyabilir
Veysel’e vuslatken hırka
Ve üzümler hor bakıyorken şaraba
Bir zenci küpesinde bir molla asılabilir.
Ateşin nabzını ormanlar tuttuğundan beri
Mor renk insana lüzumsuz değil
Zenne bir komutan koyunca suyu yola
Düşman zaferlice uyuyabilir
Veysel’e vuslatken hırka
Ve üzümler hor bakıyorken şaraba
Bir zenci küpesinde bir molla asılabilir.
Gazapizm şey diyordu ya, "kimse gülmemiş ama hayat çok kanlı şakalar yapmış" diye, aynen o hesap. Bu hayat adamı patatese çevirir, bu dünya adamı zenne yapar oynatır.