9/10
·475 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 00:00
Halide Edib Adıvar'dan Ateşten Gömlek'ten sonra okuduğum ikinci kitabı "Sinekli Bakkal" oldu. Zıtlıklar sentezinin Romanı... Halide Edib, bu romanda II. Abdülhamit dönemini ele almaktadır. Eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde durur. Bir anlamda yazar ve eseri süreklilik arayışı içindedir. Batılılaşma, Doğunun payı, mimari, musiki, mevlevilik üzerinde görüşler sunmaktadır. Selim Paşa konağı ve Sinekli bakkal etrafında olaylar şekillenmektedir. Saray ahalisi ile kenar mahallede yer alan Sinekli Bakkal ahalisi karşılaştırılmaktadır. Sayın Adıvar romanlarında bolca dönem tarihi ve toplumsal durumu yansıtmaktadır. Nazırlıklar, sürgünler, yönetim, fakir halk, Jön Türkler... Aynı zamanda modernite ve aşırı din bağımlılığına da dikkat çekmektedir. Sinekli bakkal sahibi Tevfik. Kız Tevfik lakaplı orta oyunu ve zenne oynayan bir adam. İmam kızı Emine ile evlenmesi ile hikaye başlıyor. İlk zıtlık burda başlıyor işte...Görüntü olarak kötü durumda olan Sinekli Bakkal'ı bir gün Emine adam ediyor ve işletmeye başlıyor.Bu sırada Tevfik evliliklerindeki sorunu orta yerde sergilediği için Padişah tarafından sürgüne gönderiliyor. İmam babası ile Emine ise kızlarını beraber büyütüyor. Hafız olarak yetişen Rabia kuran, mevlit, mukabele okumaktadır. Çok güzel aklıbaşında bir kız olan Rabia herkesin dikkatini çekmektedir. Sarayda bulunduğu sırada Vehbi Dede ve Peregriniden musiki ve piyano dersleri almaktadır. Babası sürgünde döndükten sonra onun yanında yer alıp Sineki Bakkalı birlikte işletmişler. Jön Türk hareketi ile Paşanın oğlu Hilmi ve mektup taşıdığı için Tevfik, Padişah ve yönetime başkaldırıdan tekrar sürgüne gönderilir. Rabia bu sırada Saraya gitmeyi bırakır ve Sinekli Bakkal'ı tek başına işletir. Sinekli Bakkalda Vehbi dede ve Peregrini
1000Kitap
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma
10/10
·475 syf.·
2026 2. kitabı
Halide Edib'in yazdığı onikinci ama tartışmasız ilk akla gelen eseri Sinekli Bakkal, önce "Soytarı ve Kızı" olarak İngilizce basıldığı(1935) ardından Türkçe yayınlandığı(1936) bilgisi var. Milli mücadele yazarımızın bu sefer toplum gerçekçi yazdığı romanı özellikle İkinci Abdulhamit döneminin baskıcı yönetim şeklini eleştirerek, İstanbul'u kenar mahallesinden tutup da kültürel derinliği içinde sanat anlayışına ve toplum yaşantısına kadar uzandırıyor... (Henüz bu yükün altına da hiçbir 'prodüksiyon' giremedi) Kitabımıza adını veren Sinekli Bakkal bulunduğu sokağa da adını vermiştir ve herşey buradan cereyan edecektir. Dayısından kalan dükkanı devralan "Kız Tevfik" okuduğum en istisnai roman karakterleri arasına girdi bile. Onun sanatçı ve incelikli yüreği, neşesinde mizah duymuş da kadın ruhuna tıpa tıp uymuştur! Kitabın başında imamın kızının zenne olan Tevfik'e kaçmasındaki absürtlük zamanla evliliklerini temelden sarssa da romanımızın ana karakteri Rabia'yı çoktan bize katacaktır. "Vurun Kahpeye" romanındaki unutulmaz Hacı Fettah Efendi'nin prototibi olan dedesi İmam Efendi ve annesi Emine'ye kalan Rabia o yaştan tüm çocukluğu bağnazlıkla yoğrulacak gibi dururken imdâdına Allah vergisi sesi yetişir de yolunu önce Selim Paşa konağına sonra seveceği ve sevileceği insanların arasına düşürür. Artık hikaye boyunca Rabia en çok babasıyla olan bağıyla sınanıcaktır. Mevlevi Vehbi Dede ve Peregrini ile iki ayrı kolda ama iç içe geçmiş halde hem rasyoneli hem maneviyi görecek, Cüce Ragıp'la çocuk olacak, Sinekli Bakkal sokağında kültürünü, Selim Paşa konağında saray ve devlet çevresini bulacaktır. Sürprizlere açık ilerleyecek romanın, çok karakterli olması değil de karakterlerin çok derinlikli olmasının ayrıca hikayeyi güçlendirdiğini siz de okuyacaksınız. Saray baskıyla
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma
Reklam
Leyla Yolalan
Puan vermedi·141 syf.··
2026 4. kitabı
Erkeklere Her Şey Anlatılmaz, birbirinden ilginç on altı öyküden oluşuyor. Öykülerin çoğunda iç dünyalarındaki çatışmalarla mücadele eden kadınlar var. Bu kadınlar bireysel yalnızlıkları ve bastırılmış duygularıyla kırılgan, içe dönük, bir arayış içinde olan kadınlar. Buket Arbatlı, bu kadınların iç dünyalarını, karanlıkta kalmış arzularını ve suskunluklarını başarılı bir şekilde dile getiriyor. Sevdiğim birkaç öyküyü şöyle sıralayabilirim: “Yalnızlık Öldürür” öyküsünde, boşanmış bir kadının yalnızlığını parayla tutulmuş bir erkekte unutmaya çalıştığını görüyoruz. Okurken derin bir boşluk hissi uyandıran öykü, yalnızlığın insanı içten içe nasıl kemirdiğini anlatıyor. “Yeryüzü İnsanları” öyküsünde şizofren ruhlu bir piyanist olan İlker’in takıntılarını, iletişim halinde olduğu tarikat üyelerini ve kız kardeşiyle ilişkisini okuruz. “Elimi Tut”ta , evlere temizliğe giden, tek hayali Bodrum’daki kulüplerde dans etmek olan nahif, güzel kalpli zenne İsmail ve yanında çalıştığı Seniha Hanım’ın öyküsü var… “Kumrular” bence kitabın en sıra dışı öyküsüydü.Yine yalnız bir kadının öyküsü. Serpil’in kuşlarla kurduğu ilişki okura başlarda tuhaf gelir, sonra da ürkütücü bir hal alır.Yazar burada, normalin sınırlarını zorlayarak yalnızlığın ne kadar derinleşeceğini gösteriyor adeta. “Abdullah Aşçı’yı Aramak” boşandıktan sonra büyükbabasının evine dönen kadının, büyükbabasının kardeşi yazar Abdullah Bey’in kayıp romanının izini sürdüğü duygusal bir hikaye. Kitaba adını veren “Erkeklere Her Şey Anlatılmaz” etkileyici ve bir o kadar da ilginç bir öykü. Boşanmış bir kadın Mira’nın öyküsü. “Yaya”sının( Ermenicede nine) ısrarıyla Raif ile buluşmaya giden Mira, sırları olan bir kadındır. Raif, bunları öğrenecek midir? Yaya, şöyle der bu konuda Mira’ya:”Söylemezsen duymaz…Erkeklere her
Edebiyat
Erkeklere Her Şey AnlatılmazBuket Arbatlı · Sel Yayıncılık · 2020177 okunma
Düşlerimiz yaşantımıza karışıyor
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2025 119. kitabı
Egalité Her biri düşsel öyküler içeren bu kitapta, genç-yaşlı, geleneksel-modern, iyimser-kötümser, geriye bakan-ileriye hevesli çeşitli insanların kendileri ve birbirleri hakkındaki çeşitli düşünce ve hayallerini okuyoruz. Her bir öykü ayrıntılarıyla ele alınmayı hak ediyor. Kendi gözümden algıladığım şekilde bunların özetini yapmaya çalışacağım: Kuskus adlı öyküde, "Dünyaya sağır, acımasız", yemek yapmakta ısrar eden ve bunun arkasındaki "[a]macı, asalakları çevresine toplamak, övülmek" olan, aslında "hiçbir şeyi - kendi babasını bile - sev"meyen anneannenin bir komşusuyla ve kendi torunuyla konuşurken kurduğu, görüntüyü kurtarmaya dönük düşler. Filizkıran Fırtınası'nda, denizle içli dışlı yaşayanlara "mavi-uçlular" diyor. Mavi-uçta zaman kesintisizdir, hiçbir reng, hiçbir ses gerçek perdesini bulamaz. Denizle "öte-kent" dediği deniz kenarında "yırtılan gökleri onaran, kovalarında bulut taşıyan" ozanlar, öykücüler, denizciler, balıkçılar, ressamlar, alkolikler, oyuncular vardır. Kent merkezi yerine "sarı-kent" dediği yerden kaçan, "gelirken de yanlarında birkaç solukluk dirim getiren bir düşçüler kalabalığı..." Yağcılar, sütçüler, zahireciler, fırıncılar ve midyeciler, bir de dönemeçler, aralıklar, geçitler de düşünüldüğünde, öte-kent eski Beyoğlu olarak karşımıza çıkar. Bu iki ayrıksı topluluğun önemli bir ilişkisi vardır: Mavi-uç yerlileri çağın gerisinde kalmış kumaş ve deri temizleme eczaları gibi işlerle meşgulken, düşçüler de onları gözlemler. Kaptanın gelmesiyle olumlu bir hava oluşut ve düşgücü artar. Ne yazık ki, mavilikleri de öte-kentten olanları da filizkıran fırtınası (tutuklanmaları) sarsar, tek çareleri gözlerini maviliğe dikmek, denizi içlerine çekmektir. Metal Yorgunlu öyküsünde, emekli hesap uzmanı Ferdi Bey, düşleri sınıflandıran DÜŞSA
Edebiyat
Yaz Düşleri Düş KışlarıTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 2019758 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2025 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 09:48
Bakkal// Halide Edib Adıvar Kitabımız zenne rolüyle mahallede ün salan yapan Tevfik ile aynı mahalleden imamın kızı Emine'ni ask hikayesiyle başlıyor. Ask diyorum ama aslında aralarindaki ilişki Emine için aşktan öte mantık diyebiliriz. Çiftimiz evlendikten bir süre sonra Tevfik sürgüne gidiyor, bu sırada Emine hamile ve bir kızları doguyor: Rabia. İşte #sineklibakkal aslında Rabia ile yeniden başlıyor. Kitapta sevgi, aşk, doğu batı ilişkileri, müzik, felsefe ve bolca din okuyoruz. Halide Edip Adıvar saydığım konuları o kadar ustaca iliştirmiş ki kitaba ne yana bayılacağımızı şaşırıyoruz Kitap kalın olsa da çok çok akıcı, bilmediğim kelimelerle karşılaştım arada( orijinali korumak adına değişiklik yapılmamış), sayfanın altına açıklamaları yapılmıştı. Merakla okunacak bir eser, şiddetle tavsiyemdir. Çok kısa #HalideEdipAdıvar ' dan bahsetmek isterim; yazar,siyasetçi, öğretmen ve akademisyen.Kurtuluş Savaşı'na katılmış, sivil olmasına rağmen savaş kahramanı sayılmış, gerçekçi roman geleneğinin öncülerinden "Her şey an, an nur icinde,sonra daima karanlık. İşte geldi, işte gidiyor. İnsan ömrü,kainatın hayatı nur içinde bir an görünüp sönen hayal.. Bir gölge oyunu."
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma
Puan vermedi·458 syf.··
2024 29. kitabı
Günah diye düşündüğün hata... Sevmek hiç bir zaman günah değildir, sebeb-i vücudumuz bu.. *** (Öncelikle şunu demeliyim , okuduğum ilk roman oluşuyla kalbimde ayrı bir yere sahip) Yazarın 1936'da kitap olarak yayımlanan romanı, Abdülhamid zamanında Sinekli Bakkal Mahallesi'nde geçen olayları konu alıyor. Mahalle sakinlerinden Emine ve Tevfik birbirine aşıktır. Emine'nin babasının karşı çıkmasına rağmen evlenirler. Karşı çıkma sebebi ise ; Tevfik'in bir orta oyunoyuncusu olması, zenne (ortaoyununda, kadın giysileri giyip kadın rolüne çıkan erkek oyuncu) rolüyle çıkması ve lakabının Kız Tevfik oluşudur.Meşrutiyet dönemine yolculuk yaptığımız eserde, İstanbul'un arka sokaklarındaki fakir halkın yaşamına,törelerine ve dönemin siyasi mücadelelerine tanıklık ediyoruz. Biraz siyasi, biraz sosyolojik ve tabi ki biraz da psikolojik harman sevenlere tavsiyemdir :) Yazarla ilgili küçük bir not da bırakmak istiyorum buraya, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer eden Halide Edib, Kurtuluş Savaşı’nda katılmış; Mustafa Kemal’in yanında sivil görev yapmasına rağmen rütbe alarak savaş kahramanı sayılmıştır. (Vikipedi) Ve bu sebeple Halide Onbaşı olarak da anılan siyasetçi, akademisyen, öğretmen ve yazar kimlikleriyle kaleminin hakkını fazlasıyla veren yazarımızla tanışmanızı diliyorum.
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Özgür Yayınları · 200422,9bin okunma
Reklam
Reklam