Yolcu

Mescid-i Aksa’ya doğru ilerlerken müşterilerine bir şeyler satmak için sesini yükselten Arap satıcının haykırışına Hz.İsa’nın çarmıhıyla yere düştüğü noktayı işaret eden taşa dokunup istavroz çıkaran bir Hıristiyanın sessiz hüznü karışıyor. Yaşanan hayatı resmeden Arapların canlı sesleri, resmi hayata hakim yahudilerin hızlı, gözleri yerde gidişleri iç içe... Tüm İbrahimi dinlerin bir duvarın taşları gibiiç içe geçtiği, kesiştiği Kudüs’ün asıl çelişkisini Mescid-i Aksa’ya girerken polis kontrolünden geçtiğinizde anlıyorsunuz.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Öte yandan Wronsky uzun zamandır istediği bütün şeylere sahip olduğu halde tamamen mesut değildi. Arzularını gerçekleştirmiş olmasının kendisine umudettiği saadetin binde birini bile vermemiş olduğunu görmüştü. İnsanların saadeti arzularının gerçekleşmesi saymalarının ne kadar yanlış bir düşünce olduğunu anlıyordu
İnsan ne sadece moleküler ve biyolojik, ne de sadece psikolojik ve sosyolojik bir varlık. İnsanın ahlaki ve müteal boyutunu dikkate almayan bir yaklaşım, ahlakın ve hukukun dayanağı olan sorumluluk ve özgür iradeyi imha eden bir vasata yol açabilir