Yeni İnsan: Kaderle Tasarım Arasında

·
Okunma
·
Beğeni
·
326
Gösterim
Adı:
Yeni İnsan: Kaderle Tasarım Arasında
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051148199
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Bilim ve tıp alanında olağanüstü gelişmelerin yaşandığı günümüzde, biyoteknoloji ve biyogenetik bu yenilikleri insanlar üzerinde uygulamaya başladı. Kaderi değiştirmeye talip olan, ölüme meydan okuyan, insan doğasını biçimlendirmeye çalışan bir mühendislikle karşı karşıyayız. Yeni insan işte böyle bir yol ayrımında: Kadere teslim olmak mı, yoksa sınır tanımayan bir müdahale mi?

Nazife Şişman, günümüzün ve geleceğin bu önemli sorununu konu edindiği kitabında, bizleri konuyu ahlaki ve toplumsal açıdan düşünmeye davet ediyor. Türkiye'de konuya ilgili ilgili yayımlanmış sınırlı sayıdaki yetkin eserden biri olan Yeni İnsan, sosyoloji ve bilim etiği kitaplığımıza önemli bir katkı niteliğinde.
184 syf.
·Puan vermedi
İcerisinde süper geleceğe dair filmlerinde tavsiye edildigi gelistirici bir kitap. Severek ilgiyle okudum. Film onerilerinin bir çoğunu onceden izlemiştim. İzlemediğim alanla ilgili filmleri de sayesinde keşfettim. Mesela organ nakli konusu ve gelecekte gelinecek nokta ile ilgili "ada" filmi konuyu oturtuyor. Her açıdan tamamlıyor birbirini kanaatimce
184 syf.
·Beğendi·10/10
Öjenik,ötenazi,sperm bankası,taşıyıcı annelik vb konuların etiğini inceleyen yetkin araştırmalar içeren bir bioetik kitabı bu konulara ilginiz varsa mutlaka Nazife Şişman hanımefendinin kaleminden çıkan bu nadide eseri okuyun.
184 syf.
·Puan vermedi
Kitap gelişen teknolojinin ve modernitenin ve bilimin toplumun insanlığın faydasına olaçak diye umut ederken aslında insanlığın sonunu getirdiğine gelişe tıbbın kötü Emel’lere alet edilerek organ mafyacılığını yaygınlaştırdığını kan ve hüçre nakliyle başlayan doku ve organ nakliyle devam eden organların ve son olarak da anne sütüne varan birçok şeyin metalaştığını ele alıyor. Seküler toplumun tamamen dinden uzaklaştığını vurgulayarak aile yapısının Yok olduğunu artık üremeden çıkıp üretime geçitimizi yani doğumlara müdahale ederek spermlerle oynama yapılarak doğaçak çocuk engelli olacaksa onu değiştirme kişilik yapısını belirleme istenen kişilikte çocuk doğumunu sağlamak bunun da diğer sakat yada istenmeyen özelliklere sahip olan çocukları ötekileştirip dışlanılmasına yol açtığı için doğru olmadığını açıklamış. Bilimin ilerleyerek artık ölümü bir hastalık olarak gördüğünü ve bunun cözümü için çalışıldığını bu hastalığın tedavisi bulunarak yani bütün hastalıkların tedavisi bulup gerektiğinde de organ nakli yaparak yenilenen hüçrelerle de yaşlılığı önleyerek insanı ölümsüzleştirmek için müçadele verildiğini ve bunada inanıldığını anlatıyor. Tamam seküler bir toplumda dini çözümü herkesin kabul etmesini beklemek mantıksız. Ançak ne getireçeği belli olmayan bir geleçek için insan, yaşam, ölüm gibi konularda insanlığın önünü yüz yıllardır aydınlatan diniyi teçrübeyi de Yok saymak oda mantıksız.
"İnsan varoluşu kendisi için çözmesi gereken bir problem oluşturan ve bundan kaçamayan tek hayvandır... O ilerlemek zorunluluğu hisseder ve dur durak bilmeyen bir çabayla bilinmeyeni öğrenmeye ve bilgisi içinde bulunan boşlukları cevaplarla doldurmaya çalışır. O kendisine kendisinin ve varoluşunun anlamının hesabını vermek zorundadır..."
İnsan ne sadece moleküler ve biyolojik, ne de sadece psikolojik ve sosyolojik bir varlık. İnsanın ahlaki ve müteal boyutunu dikkate almayan bir yaklaşım, ahlakın ve hukukun dayanağı olan sorumluluk ve özgür iradeyi imha eden bir vasata yol açabilir
Bu nedenle, akraba evliliğinin zararları konusunda cahil olmadığını bildiğimiz tıp camiasının, Sperm bankası ve Süt bankası uygulamalarının kardeşler arası evliliklere bile yol açabileceği gerçeğini dile getirmemesini, Ancak bu suçlamaların şiddetine bağlayabiliriz. Hepimiz Türkiye’deki irtica ve gericilik suçlamasının bilimcam ya sında nasıl bir kredi kaybına yol açtığını biliyoruz. Ama şu bir gerçek ki Nesebin karışması, Sadece Müslümanlar için değil insanlığın geleceği için de ciddi bir mesele.
Günümüzde yaşamın her alanı tıbbileştirildiği ve sağlıklı olmak bir fetiş gibi peşinden koşulan bireysel bir çaba haline geldiği için, hem yaşama hem de sağlığa emanet perspektifinin dışında, tamamen seküler gözle bakılıyor.
Böyle olunca da sağlıksız hayat "kaliteli" olmadığı için anlamsız bulunuyor. Halbuki hayatın bize emanet edilmesi, fıtratı bozmamak ve beden emanetini ruhu yüceltme maksadıyla korumak demektir. Dolayısıyla görünüşte "sağlıklı ve kaliteli" olmayan bir hayat, insan olmanın anlamını idrak erme bakımından çok da isabetli ve yüksek bir noktada olabilir.
Fetvalar, insanların hayatını dine uygun yaşamaları için gereklidir, fakat belirli bir konuda "İslam ve ne söyler?" sorusuna cevap teşkil etmek bakımından yeterli olamaz. Belli bir konuda "İslam ne söyler?" sorusunun cevabı katmanlı bir cevap olmalıdır. Felsefi ve metafizik düzeyden fikir ve bilgi düzeyine, oradan hukuk ve siyaset düzeyine doğru bir düşünce akışı zaruridir.
Vaktiyle beden ruhun metaforuydu. Klasik İslam ve Ortaçağ Hristiyan düşüncesinde beden, kendi ötesinde bulunan daha 'ulvi' mevcudiyetlere işaret eden bir unsurdu. Ama son birkaç yüzyıldaki insanlık tarihinin özelikle Batı modernleşmesinin bilim ve teknolojinin mihmandarlığında aldığı yol, bedenin metalaşması sürecine alan açan bir işlev gördü.
Descartes'in homo sapiens'i ruh ve beden olarak ikiye ayırması sonucu ruh kiliseye, beden de bilime adanarak tam bir 'güçler ayrımı' gerçekleştirilmişti.
Pek çok ülkeden ve etnik kökenden insan bu ticaretin içinde olmasına rağmen Alison weir in raporuna göre İsrail’in bu faaliyetler farklı ve özgün bir yeri var:1.İsraillilerin kişi başına satın aldıkları böbrek sayısı başka ülkelere ve toplumlara göre çok yüksek
2. Yahudilikte ölümden sonra bedeni müdahale hürmetsizlik kabul edildiğinden organ bağışı düşük oranda
3. İsrail hükümeti oradan satın alma konusunda vatandaşlarına hem finansal hem hukuki destek veriyor yurtdışına gidip organ nakli yaptıranların her tür masrafı karşılandığı gibi bu seyahatlerde dışişleri bakanlığı bizzat işin içinde yer alıyor

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeni İnsan: Kaderle Tasarım Arasında
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051148199
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Bilim ve tıp alanında olağanüstü gelişmelerin yaşandığı günümüzde, biyoteknoloji ve biyogenetik bu yenilikleri insanlar üzerinde uygulamaya başladı. Kaderi değiştirmeye talip olan, ölüme meydan okuyan, insan doğasını biçimlendirmeye çalışan bir mühendislikle karşı karşıyayız. Yeni insan işte böyle bir yol ayrımında: Kadere teslim olmak mı, yoksa sınır tanımayan bir müdahale mi?

Nazife Şişman, günümüzün ve geleceğin bu önemli sorununu konu edindiği kitabında, bizleri konuyu ahlaki ve toplumsal açıdan düşünmeye davet ediyor. Türkiye'de konuya ilgili ilgili yayımlanmış sınırlı sayıdaki yetkin eserden biri olan Yeni İnsan, sosyoloji ve bilim etiği kitaplığımıza önemli bir katkı niteliğinde.

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Esma’mmmm
  • Elifnur
  • Melike Bars
  • Fatma çiğdem
  • Sümeyye
  • Zeynep Dursun
  • Deniz Köse
  • Siddhartha
  • Zehra Meryem
  • Bir Okur Yazar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%33.3 (2)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0