Sözlerinle ve yargılarınla beni nasıl üzüp utandırdığın konusunda gösterdiğin mutlak duyarsızlığı hiçbir zaman anlayamadım; öyle ki sanki kudretinden haberin yokmuş gibiydi. Benim de sözlerimle seni kırdığım çok oldu, ama sonrasında bunu daima anlardım, canım acırdı, ancak kendime hâkim olamaz, sözcüklerin ağzımdan çıkmasını engelleyemezdim, onları daha söylerken pişman olurdum. Ama sen sözcüklerle kolayca hücuma geçerdin, ne söylerken ne de sonrasında birilerine acırdın, insan senin karşında tümüyle savunmasız kalırdı.
Ölürse, bedenine ölüm girmiş demekti, ölüm bedene girince de hiçbir şeyin, hatta istavroz çıkarmaların da ilaçların da onu yerinden kıpırdatamayacağını herkes biliyordu.