"(Ey insan!) Sana güzel bir şey ulaşacak olursa (işte bu senin gayretinle olmayıp) Allah(in fazlın) dandır. Ama sana kötü bir şey çatacak olursa (işte o da sebep olma bakımından) kendi nefsindendir. (Habîbim!) Biz seni insanlara (elçilik görevini ulaştırmakla memur) bir Rasûl olarak gönderdik (bir yaratıcı olarak göndermedik ki, başlarına gelen belâları senden biliyorlar)."
"(Habibim! Ehl-i Kitap, müşrik veyâ Müslüman; Allâh'ı sevdiğini iddia eden herkese) de ki: "Eğer siz Allâh'ı seviyor olduysanız, bana hakkıyla uyun ki Allâh da sizi sevsin (sizden râzı olup sevap versin) ve sizin için günahlarınızı örtsün. Allâh (Kendisini sevenlerin günahlarını çokça bağışlayan bir) Ğafûr'dur, (Habib'ine uyarak sevgisini kazananlara da çok acıyan bir) Rahîm'dir."
"(Habibim! Mâdem ki ümmetinin Allâh yolunda cihâdı ilerletip İslâm'ı dünyaya hâkim kılarak Acem ve Rum hükümdârlıklarının saltanatlarına sahip olmasını istiyorsun, öyleyse bana duâ ederken) de ki: "Ey mülkün Mâliki olan Allâh! (Saltanat ve) mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çekip alırsın. Dilediğini (dünyâda yâhut âhirette veyâ her ikisinde de yardım ve tevfikıne mazhar kılarak) azîz (ve değerli) edersin, dilediğini de (iki cihanda rezîl-ü rüsvay ederek) zelil (ve alçak) edersin. Bütün hayırlar (ve şerler) ancak Senin yed(-i kudret)indedir (tasarrufun altındadır). Şüphesiz ki Sen (güçlü veyâ âciz kılma, yüceltme ya da alçaltma dâhil) her şeye (hakkıyla gücü yeten bir) Kadîr'sin."