Düşünüyordum da, şu hayat dediğimiz şeyin ne hoş ödülleri vardı; şuna buna hınç duymak, kin beslemek ne kadar yersizdi ve dostluklar kurabilmek ve kafa dengi kişilerle birlikte olabilmek ne kadar gıpta edilecek bir durumdu...
Çünkü şimşek gibi çakan çılgınca bir yaratıcılık ve orta yerlerine yıldırım gibi düşen bir dehanın açtığı oyuk, onları bir yandan kusurlu ve eksikli kılsa da, bir yandan da şiirsellikle yıldız gibi parlamalarını sağlamaktadır.