"Hepimiz, gençken, Kişisel Menkıbe'mizin ne olduğunu biliriz.
"Hayatın bu döneminde, her şey açık seçiktir, her şey mümkündür ve hayal kurmaktan,
hayatında gerçekleştirmek istediği şeylerin olmasını istemekten korkmaz."
Sayfa 38 - Yaşlı adam Melkisedek ile sohbet ediyor·Kitabı okudu
İnsanlar bir yığın acayip şey söylüyorlar.
Bazen, koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi,
konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar.
Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesinetuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.
"Neredensiniz?" diye sordu delikanlı.
"Birçok yerden."
"Kimse birçok yerden olamaz," dedi delikanlı.
"Ben bir çoban olarak değişik yerlerde
bulunabilirim, ama aslım bir yerdendir: Çok eski bir şatosu olan bir kent. Orada doğdum."
"Peki, diyelim ki, ben de Şalem'de doğdum."
"Peki dünyanın en büyük yalanı ne?" diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde.
"Ne mi? Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun
sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur."
"Benim için böyle olmadı," dedi delikanlı.
"Rahip olmamı istiyorlardı, ben kendim çoban
oldum."
"Böylesi daha iyi," dedi yaşlı adam. "Çünkü sen gezmeyi seviyorsun."
Sayfa 35 - Şalemin Kralı ve santiago arasında geçen diyalog·Kitabı okudu
"Günün birinde bir kitap yazacak olursam," diye düşündü, "okurları, kahramanların adlarını bir anda öğrenmek zorunda bırakmamak için onları teker teker sunacağım."