Bu kitabı bitirdikten sonra derin bir boşluğa düşmüş gibi hissettim.
Kitap aslında 1948 yılında tamamlanıyor.
Kitabın adı 1980 olacakken son iki hanesi yer değiştirip 1984 olur.
Geleceğe bir sesleniş niteliğini taşıyan bu kitap, "büyük biraderi" ve onun sarsılmaz tahtını konu eder.
Büyük birader bir kişi gibi anlaşılsa da aslında bir insan değildir.
"Barış Bakanlığı savaşın, Gerçek Bakanlığı yalanların, Sevgi Bakanlığı işkencenin, Varlık Bakanlığı yokluğun Bakanlığıdır."
101 Numaralı Oda, Düşünce Polisi, Çiftdüşün, 2 + 2 = 5 , Düşünce suçu, Tele-ekran, Goldstein’ın kitabı, kardeşlik örgütü, Yokkişi gibi kavramlar içeren ve bana göre gelmiş geçmiş en iyi distopik kitap.
Kelimelerin anlamlarını değiştirip ve kelimeleri yok ederek insanların düşünmesini engelleyen bir sistemi de konu eder.
İnsanlara daha az kelimeyle daha az düşünür.
Örneğin "kötü" ve "iyi değil" kelimelerinden birini seçip kullanıyorlar ve diğeri de unutulmaya yüz tutuyor.
Böylelikle insanların kelime bilgisi azaldığı için daha az düşünmeye sevk ediyorlar.
Sevgi evinde insanlar işkence görüyor.
....
Okuyucuyu içine çeken ve diğer yazarlardan ayrı anlatım tarzı ve konu içeriğiyle George Orwell'in en bilindik ve popüler kitabıdır.
...