Rahmetli Teoman Duralı anlatıyordu:
Bir gün bir dükkana girdim. Don istiyorum, dedim. Çalışan afallayıp kızardı, "külot diyecektiniz galiba?" dedi.
Hayır efendim dedim; Fransızca bilmiyorum. Ben don istiyorum.
Hoca nüktedan bir adamdı. Uygarlaşma numaralarının bu ucuz olanlarını hususen alaya alırdı.
Fransızca bilmiyorum, diyor çünkü kelime "kıç" manasına gelen "cul"ün, Fransızca'dan "kıçlık" manasına gelen "culotte"ünden giriyor dilimize.
Oysa "don" sanıldığının aksine, edepli olanı.
Ş. Teoman Duralı