Modern dünyada dikkate almamız gereken seçenekler artmıştır ve reddettiğimiz seçenekler, tüm albenileriyle bize uzaktan göz kırpmaya devam etmektedir.
Aklımız onlarda kaldığı için, seçtiğimiz şeyden sağladığımız doyum azalmaktadır. Seçmediğimiz alternatifleri ve onların muhtemel getirilerini zihnimizden atamadığımız için, seçtiğimiz şeyin bize yaşatacağı doyum yerine, seçmediklerimizin özlemiyle hayal kırıklığı hissederiz
İnsan yalnızlaşıyor. Şöyle dikkatlice etrafınıza bir bakın. Kaç kişi bir diğerini dikkatle dinliyor?
Kaç kişi gönlünden geldiği gibi meramını ifade edebiliyor? İnsan dili kötürüm ve kekeme bir hal almış durumda. Televizyonun uğultusu, cep telefonunun zırıltısı, hayatın telaşı, sahici bir konuşmayı giderek imkansız hale getiriyor
Oysa insan hikayeler anlatmak isteyen bir varlık. Anlattığı hikayelerin yanlılarını duymak isteyen, varoluşunu başkasının yüzünde seyretmek isteyen bir canlı. Can, dilde hayat buluyor
Yeryüzünün tarihi, amaçlar araçları mubah kılar parolasıyla haklı amaçlar uğruna işlenmiş cinayetlerle dolu. Doğruluğu şaşmaz bir biçimde sadece kendi üzerlerinden tanımlayan ve hakikati sadece kendi mülkü sayanlar, kendilerine muhalefet eden veya engel olan her düşünceyi yok edilmesi gereken düşmanlar olarak görürler. Onlara kalırsa "bizimle olmayan, bize karşıdır."