zeybep broker

Kan Damlası
6/10
·88 syf.··
2026 3. kitabı
Kan damlası Define kitabının devamı olarak yazılmış. Define dönemine göre zekice kurgulanmış, detaylı bir şekilde yazılmış ve kitabı okurken bile aksiyon hissedebileceğini bir kitaptı. Mehmet Rauf’un kalemini daha okuyan biri olarak malesef ki Kan Damlasının üstünkörü yazıldığını düşünüyorum. Olay kısaca anlatılmış, başlarda çok fazla karakter giriyor kitaba ve bu kafa karıştırıcı olabiliyor. Okuru da hikayeden uzaklaştıran asıl şeyin katilin çoktan biliniyor olması ve onların “nasıl” eve girdiği ve yakalanmasıydı. Genel olarak bu kurguda yazılsa da yine de puanım 6/10. Dönemine göre şaşırtıcı bulunabilir ve polisiye olarak kabul edilebilir. *************** Spoiler: *************** Evin içinde gizli tünel olması çok da tahmin edilemez bir şey değildi, hikayenin bu kısımda daha derin ele alınılmasını tercih ederdim.
Kan DamlasıMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,053 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
4/10
·303 syf.··
2026 2. kitabı
Sarı yüz gerçekten de çok iyi tanıtılmış ve reklamı fazlaca yapılmış bir eser.. -spoiler Girişi çok iddialı, fakat süreci tahmin etmesi o kadar da zor değil. Akıcılığı yavaş, karakter gelişimi eksik ve olay süreci sadece ana karakterin bunalımı ve Twitter’daki insanların görüşleri ile devam ediyor, bu sebeple gelişme kısmında pek de bir şey okuyamadığımız için sonuç kısmı eksik kalıyor. Yazar bu kitabı en fazla 200 sayfada, gerilimi yüksek bir şekilde de tamamlayabilirdi. Ana karakterin başına gelenler sosyal medya suçlamaları genelinde, bir noktada ekranı kapatınca kaybolacak şeyler için kendini fazlasıyla yıprattı. Ek olarak, okuyucuların çoğunluğunun ana karakterle bağ kuramadığını düşüyorum. Ana karakter kıskanç, sönük ve Athena’nın ölüm gecesinde odasından taslak çalabilecek biri olarak giriş yapıyor. Kitabı Athena’nın hayaletinin dilinden dinlesek nasıl olurdu diye düşündüm. Juniper’ın kitabı çalışı, yayınlama süreci, ruh hali ve bunalımını.. Kurgunun güzel olması sebebiyle 4 puanı hak ediyor fakat işlenmesi ile çok eksik kalmış.Beklentiyle okunmamasını tavsiye ederim. Sevenlerine iyi okumalar dilerim.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Sol Ayağım
9/10
·192 syf.··
2024 29. kitabı
·
Kitaba bir gece öncesinde başlayıp ertesi sabah bitirebileceğim kadar akıcı bir hikayesi var diyerek başlamak istiyorum. Sol Ayağım, doğuştan beyin felçli olan Christy’nin, hayat hikayesini sol baş parmaklarıyla yazdığı bir otobiyografidir. Yazar doğduğunda konuşmasını ve hareketlerini kontrol edemezken, götürüldüğü bütün doktorlar onun “ümitsiz bir vaka olduğunun” teşhisini koymuştur. Ancak Christy, çok zeki ve yetenekli bir çocuktur, önündeki tek engel ise konuşması ve hareket bozukluğudur. Onun en güzel şansı, o yıllarda toplumun kadın rollerinin de dışına çıkan, ona karşı desteğini eksik etmeyen, düştüğünde bir defa daha dene diyen bir annesi vardır. Azmi, zekası ve çabasıyla hayata karşı mücadelesini ve bir nevi farklı olmasının ona nasıl hissettirdiğini okuyoruz bu kitapta. Kitabı çok beğendiğimi ekleyerek, aynı zamanda güzel bir motivasyon ve kişisel gelişim kitabı olabileceğini düşünüyorum. İyi okumalar dilerim
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201795bin okunma
9/10
·182 syf.··
2024 28. kitabı
Hüseyin Rahmi Günpınar’dan okuduğum ikinci kitap olan Cadı'ya bayıldım. Kitabın akışı, okurken sürekli merakta bırakıyor ve olaylar zinciri sizi içine çekiyor. Kısaca konusuna gelirsek, Fikriye Hanım eşini yeni kaybetmiş çocuklu bir kadındır ve dayısının evine yerleşmiştir. Dayısının eşi Emine Hanım, onu sık sık yeni bir evliliğe razı etmeye çalışıp çöpçatanlara haber göndermektedir. Fikriye Hanım için en ideal eş adayı, yalıda yaşlı annesiyle ve iki çocuğuyla beraber yaşayan Naşit Nafi Efendi’dir. Fakat bu ideal eş adayının hakkında çıkan bir söylenti vardır: Naşit Nafi Efendi’nin ilk eşi olan Binnaz Hanım ölmesine rağmen akşamları eve gelip, Naşit Nafi Efendi’nin evlendiği kadınları boğmaya çalışmaktadır. Fikriye Hanım’ın kulağına gelen bu söylentiyle, beyefendinin eski eşi olan Şükriye Hanım’ın evine gidip hikayeyi ondan dinlerler. Cadı olayının aslı gerçek midir, yoksa bunlar sadece yalıya ulaşamayan diğer kadınların çıkardığı dedikodulardan mı ibarettir? Kitapta dönemin kadın-erkek ilişkileri, özellikle kadının toplumdaki yeri ve bilim dünyasına dair diyaloglar da vardı. Yazarın kadınlar hakkında olan görüşlerinden bir puan kırarak 9 verdim. Keyifli okumalar dilerim.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma