Niçin bize veda etmeden gittiğini, beni yalnız bıraktığını, gençliğini ve geleceğini feda ettiğini anlamadım mı sanıyorsun ? Sen cesus, atılgan bir yiğit idin.Insanları çok sevdiğini birçokları bilmezdi. Sen, bizim çektiklerimiz , sıkıntılarımız karşısında soğukkanlılığını koruyamadın ve gittin. İnsanların insan olarak kalmalarıydı senin en büyük dileğin. Savaşın onları insanlıktan çıkarmamalarını, ruhlarından iyilik ve acıma duygusunu çıkarıp atmamasını istiyordum. Sen hep böyle olmaya çalıştın. Bu dünyadan insanlar göçüp gider ama yaptıkları iyi şeyler kalır.
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.