Ancak tüm bunların gelip geçiciliğini bilmenin alçakgönüllülüğü içinde, bahçeciğini cennete çevirebilen her vatandaşın ne kadar huzurlu olduğunu bilen kişi, mutsuz olanın da yorulmak bilmeden yükünün ağırlığı altında yoluna nefes nefese devam ettiğini ve bu güneşin ışığını birkaç dakika fazla görmenin herkesi ilgilendirdiğini anlar. Evet o sessiz kalır ve kendi dünyasını da kendisi kurar, bir insan olduğu için mutludur da. Ve sonra bu şekilde kısıtlanır ama gene de her zaman özgürlüğün tatlı duygusunu kalbinde taşır, istediği zaman da bu zindanı terk edebilir.
"En iyi hapishane, özgür olduğunu sandığın yerdir, artık hiç kimsenin efendisi olmayan Küçük Lort. İçinde olduğunu fark etmediğin bir hapishaneden nasıl kaçabilirsin ki?"